Muhammed Palewi, Nobran

oğul dediğin, manzaranın en güzeline tâlip olmasıdır babanın
babalar oğullarından nazdar
babalar oğullarından ağlak

yaşadığı yere fazla geldiğini düşünenler
âh kaybedenler
yaşadığı yerde fazlalık olduğunu idrâk edenler
âh gâibolanlar
oğul dediğin, ademle lanetlenen toprağa ilk cülûsudur babanın

kimse şairleri dinlemiyor:
babalar oğullarının kalplerine yük
kendileri bile:
baba dediğin rüzgârının kaldırabileceği kül kadar azap vermeli
şair azapta gerek
gözüme çivi bataydı a oğul
dalmayaydım
dalmayaydım
dalmayaydım
tam batacakken güzelliğine kanılan güneşe

oğul dediğin, kendi dimağını öpmesi, aklına uçuk düşürmesidir babanın

oğullar babalarına sair
babalar oğullarına şair
baba denilen devlet varmış
şairlere yer yokmuş vesair

ne şairliğimi gördünüz ulan!
oğul dediğin, herkesi yargılayacak olan adil olmalı serzenişinde bulunmasıdır babanın
konjonktüre saydırmaktır oğul dediğim
şair sözü elbet. hüve’l baki.

 

 

Muhammed Palewi
İZDİHAM

 

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın