Muhammed Palewi, İtibar Dergisi’nin 71. Sayısından Mısralar Seçti

ezelde duyduğumuz o sesin ebedi pervanesiyiz
şarkımız makam-ı haktır, susmamız kelam-ı hû

bir kuyudan acı çekmeyen ne bilsin bizim yusuf’umuz
kovamız menba-ı haktır, kuyumuz miraç-ı hû

 said yavuz (itibar, sayı 71)

 

yüklemi şebnem olan günahlar, söyleyin
kalbi ayaklarına kaymış bir çisentiden
çok mu eksik bu dans, çok mu
.
.
söyleyin kim bu doktor, incir kadar bilgiç
pürtelaş bu çare çekirdeği ya da
eylül günleri mi?

mustafa muharrem (itibar, sayı 71)

 

yokladıkça hârını dağlanır gülün teni
koklamayı bilmezsen bahçelerde işin ne

mehmet şamil (itibar, sayı 71)

 

su çürüdü, tuz koktu, kol kırıldı
kol kırıldı ve yen içinde kalan sözlerimizle hainiz artık
sustuğumuz her şey boynumuzda bir hurma lifi

raşit ulaş (itibar, sayı 71)

 

indiğim uçurum tutuna tutuna taşlarına,
diğer uçurumun dibinden çıkmak içindi

orkun elmacıgil (itibar, sayı 71)

 

nerenin ikindisiyim, akşam nerede olmayı bekliyor
yüzümü hangi balçıktan aparmışlar şaşıyorum
hangi namlunun soğuğu kabul edecek şakağımı.

mehmet doruk Kandemir (itibar, sayı 71)

 

masalara her gün uzaklardan yakuplar getir
yırtık gömlekler getir
yaşamaktan kalırsa geriye bir merhamet kalsın

enes talha tüfekçi (itibar, sayı 71)

 

bazen diyorum
devlet memuru olayım
yapışıp iki yakasına hayatboğazımın
ona otuz yıl sürecek bir masalmevzuatını
tâne tâne anlatayım
kadroya giren yeniyetme topçular gibi
soyunma odasında heveslerimin
asıp duvara formamı girip çıkıp bakayım

hasan hüseyin çağıran (itibar, sayı 71)

 

her gün yıkadığım ellerime
beyaz bir düş gördüren yok

adem yazıcı (itibar, sayı 71)

 

bulantı, insana sonunu özleten tını, sıra sende söyle şarkını
sıcak son nefes! izdivaca verilen en büyük tat sensin,
yer ve gök birleşti, vakit tamam
korkma arada sen kalmayacaksın!

muhammed enes kala (itibar, sayı 71)

 

sen, ey kulu çağırmadan daha
koşarak imdadına gelen!
acının orta yerine dikenli tellerle çevrilen
filistin’i hür kıl!
filistin’i başı dik!
filistin! öksüzleri ve yetimleri gülen!

seyyid ensar (itibar, sayı 71)

 

biri günler icat edecek kadar buluşçu
öteki aradığına şükreder
.
birinin karnı toksa yalana
ötekinin makarnayla doymaması gerekir

biri hiç
öteki olmamıştır

abdullah ilhan (itibar, sayı 71)

 

biriken sütunlara susuyoruz
çocuk parklarına susuyoruz
mümkün yaralara susuyoruz

zeynep kot tan (itibar, sayı 71)

 

beraber nice mutlu yıllara bakarak boşverecek bir yer arıyorum.

m.tarık şahin (itibar, sayı 71)

 

düşer özlemle cemre toprağa
“şehitler ölmez” dersin kapanırken yarama
cemrelerdir bilirim
bilirim ki ölmem.

semra saraç (itibar, sayı 71)

 

olsun varsın, değil mi ki üfledi rahman çamuruma, şükür
varsın billur sanıp kana kana içtiğim kireç suyu damarlarımı kavursun
yine de çiçek tozudur burnumda hayat.

ve yaşamak da sırata dâhildir.

gülsüm esen (itibar, sayı 71)

 

sevdiğim mahallelerde harpler var harabeler şimdi
çocuklara bakıyorum taze kalsın kimin
sonra diyorum ki kader evet
sen büyük bir kelimesin

osman bulut (itibar, sayı 71)

 

karşı çıkmak gerekiyordu
yazmıştı bir zamanlar schnurre
halkın fiskosu bunlar
.
.
soruyor çocuklar fırtınadan soruyor
paul connerton diyor ki toplum anımsar
halkın fiskosu bunlar

cevat akkanat (itibar, sayı 71)

 

başka bir zaman kaldı geride
bakmadan geçtiğimiz yol kenarlarında

yasin onat (itibar, sayı 71)

 

güz iniyor şakaklarıma münadi, anonsla
tüm geçici heveslere, bir derviş gelsin
otağını kursun otağıma geç olmadan

mustafa yıldırım (itibar, sayı 71)

 

sonra uslansak, söz dinlesek, eve dönsek
ardımızdan suya düşse bütün uçurumlar

ahmet yılmaz (itibar, sayı 71)

 

yüzüme karşı kırılan aynalarda büyür
şiirin kaldıramadığı beş vakit yalnızlık

arif mete (itibar, sayı 71)

 

insan olmadığı bir şey olmak ister ya
mavi bir kuş olur ben de giderim

bayram zıvalı (itibar, sayı 71)

 

herkesin herkeste kemiksiz
ve kuyusuz bir gülüşü vardır

murat altın (itibar, sayı 71)

 

yanılıyorsun, bir aşk değil bu, yalnızca tanrı
en içimizde müziğin sesini arttırdı

can acer (itibar dergisi, sayı 71)

 

namlunun ucunda çırpınan barutları
martıyı
ağzında güvercin ölüsüyle
kanayan devrimi avuçlarından
görmediysen eğer
bir çiçeğe ölüm gülünecek bir şey olmalı

ömer faruk topçu (itibar, sayı 71)

 

vatana bir caddeden nasıl inilir öğrettin o gece
bir caddeden nasıl başlarız vatanı kurtarmaya

ömer faruk yasin (itibar, sayı 71)

 

elvira ben bu sessizliği bir yerlerden hatırımda tutuyorum
.
merhemi yaraya sürer gibi
kuşlar göğe maya çalar, gülüşün tutmazdı

aslı bey (itibar, sayı 71)

 

yan yana konuşmadan yürüyünce şiir
müzeyyen’in burnu üşüyünce kırmızı oluyordu

tahir çakmak (itibar, sayı 71)

 

öyledir, hep blek börd bir gözdeyiz!
whatsapp’ta salavat zinciri, yaylada walking dead, kır düğününe semazen
.
dünyaya alışıyoruz, en kötüsü de bu galiba
ayın çatlatarak bir kez daha, o trenler geciksin!

güven Adıgüzel (itibar, sayı 71)

 

hep beklediğim yerden geliyor
atıldığı yüzden başka bir yüzde hatırlanan
o yumruk.
.
.
onun annesi öldü akşamdı üstelik
kimseye değmeden bir yağmur yağdı.

rıdvan tulum (itibar, sayı 71)

 

devletin koyduğu yasak, elma değil yenmez
devletin cenneti yok çünkü kovacak
.
.
ey kutsal uykusuzluk, yolun ortasından yürümek
dağı tırmanmanın en kestirme yolu bu
zayıfım çünkü doğmuş bulundum, söylemeye varmıyor dilim
üzülmedim diyemem dünyaya geldiğime, öleceğim bir umut
harun yakarer (itibar, sayı 71)

 

 

 

 

Muhammed Palewi hazırladı. 

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın