Mim Kara, İpucu Bırakmadan Kendini Öldürmenin Yolları

bir sürü sevabın olmalı önce
inandırıcılık kaygısı gütmeyen
öyle sol elin habersiz sağ elinden yetmez
habersiz olmalı sol beynin sağ beyninden
kalbin bile duymamalı hiçbir devinim
oksijensizlikten düşüp bayılsa ruhun
kılın kıpırdamamalı
o zaman
aldığın her nefes sevap

sonar bütün sevaplarını
basit küçük bir günahla
değiş tokuş edeceksin
zihnin çıldırmışcasına uyanık
kalbin gümbür gümbür yürüyerek damarlarında
büyüte büyüte o günahı
yıkanmak için daldığın
bir deniz gibi olmalı hırsın
dalıp kaybolacaksın

hayat da görsün nelere mal olduğunu
görsün akıl melekleri de seni tutamayacaklarını
bütün kıskanç tanrılar gelip diz çöksünler önünde
basit sıradan sebeplerdi
bilemezlerdi
nelere yol açtıklarını
sen ki sabrettin köhnemesine zalim duvarların
onlar yıkılmadan
haktır yatıp uyusan diplerine

korkma
otların dikenlerin bürüdüğü yerde
tek çiçek açmayacak
hiçbir ipucu bulamayacak
hikâyeni şeytanla anan ağızlar

Mim Kara, Barbar
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın