Melih Özel Ubih, Cezbe

Melih Uzel Ubih şiiri.

Bir şeyler düşündükçe dolaşıyor zihni eşyada
ve dönüp garipçe eşyaya bakmakta gözleri.
Bir şeyler tasarladıkça, dili dönüyor,işte:

“Ya Şairân! Ya Hûbân!
Titrek sakallı dervişân!
Ey plazalar! Çağcıl sancılar!
Hey! Sen, küçük!
Vapur seferleri!
Eve geç saatlerde gelmekte olan ekmek parası
fakülteler, tezler,dipnot ve kaynakçalar
plastik bardakta içilen kahvenin falı
bir camide öbekleşen ihtiyarlar
ehl-i Sünnet ve’l Cemaat!

Ey çocukluk! Ey tahta tüfenkler!
Ey göğsüme bastırarak koşuşturduğum Elifbâ!

Tutunun yağmurun son damlasına
ve sakının altundan,gümüşün parıltısından.
Çağın münevveri, gafiller!
Sokaklar kurşuni metalle yüklü,
ilk sığınakla atomun tüm parçacıklarından sakının!
Ey haritada gösteremediği yerin milliyetçileri!
Kalkınmacılar, kalın bıyığı tütün kesmis iştirakyuncular, puştlar!
tozlu kitap sayfası gibi sökün edin coğrafyaya.
Romantik kızların hayalindeki çocuklar ve onların ayıp rüyaları. saçılın. sakının.
çünkü dayanıyoruz.

elinden tutup bir kız çocuğunun
tutmadıkça küçük bir kız çocuğunun elinden
mırıldanmadıkça onunla benençokbabamısevdim’i
bir oyun parkı değildir İstanbul, Bizans, sarnıçlar, haliç, keşişler, hagia sofiaaaa
-Pendik hiçbir zaman İstanbul değildir zira-

Sana pembe bir şapka küçük kız
bileğine boncuklu bilezikler
Adına da bir türkü, ister miydin?
Çünkü seni böyle tasarlıyoruz.
Çünkü İstanbul bu şekilde akıyor boğazdan.
Kimse bir köşede pahalı içkileri kusmuyor
taksici esnafı asla kahpe bıçaklara gelmedi
ağaca asılmış nümayişçileri tarih asla yazmadı, yazamaz!
Atatürkümüzün de zehirlendiği söyleniyor, kahrolsun irticaa!

Bir seni yazdı tarih sakınılan küçük kız
bir de kolundaki bilezikleri.
üstelik benim beşparasızlığımı üstünkörü geçerek.

düşünüyoruz ossaat tasarlıyoruz
romanda ayrıntılı tarifi geçen katiller gibi
gözü pek, kıyıcıyız, dilimiz tıslayarak…
Her şey İstanbul oluyor o vakit!
Batağa dönerse dize bizans
taşradan gelen çeriler gibi dayanıyoruz bizansa
dayanıyoruz da sen, neden,hala,küçük,şapkalı,kız
sennedenhala…

“Bize iki çay, sana da kola söyleyelim mi?”

 

 

 

Melih Özel Ubih

İZDİHAM

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: