Melih Özel Ubih, Borcum Birdir O da Hiçkimseye’dir

sana bir tablo sözüm var allı-morlu kız
sana çaput ağacı dilek bezleri
sana monet ve mukaddime
kırlı bayırlar sonra çilek ekmeği kimsesiz kahvaltılar
sana dümdüz bir dert borcum var üstünde usturuplu dursun diye
kütüphanemden sonu acıklı bir roman dileğim var
dedemin duvarda asılı kalmış gür sesli afişleri geliyor aklıma
bakkal raflarında gazete yaprakları sararıyor seziyorum
budur işte diyorum zaman kelimesinin türkçedeki ifadesi

sonra ben bulvarlar duraklar oluyorum içinde
apartman apartman uykuya yakalandığınızda
elinden tutup statların kalabalıkların derneklerin
içinden bana konuk oluyorsun.

tedirgindim sığmadım duraklara
şiirinin peşinden koşan atlılar geldi aklıma
sordum hep soruşturdum: nedir bu sizin kalabalığınız?
bu sizin asaletiniz kapı kapı nereden gelir kime gider?
bu banka memuresi kızlığınız çok yakışmış efendim.
siz bu şiirde ne işe yararsınız?
benim parmaklarım neden hep tütün kokar?
sen bunları tanıyor musun?
sen
kim
oluyorsun?
sen.sesinde öğlen uykuları var senin.
benimse bir ekmek borcum var sana örneğin: çıtırçıtır.

asabikörkarabakışlı heykeller yakışmadı üstüne
çizdiğim dert denk düşmüyor beyazlığına.

tutup tüm resimlerimi karıştırırsın
tütünü şaraba dökersin itelersin ötekileştirilmişliğimizi
sesine dokunup senin usulca bir zeytin atarım ağzıma
balkonda kısa bir kahvaltıya benzer tüm tablolar
ödeşiriz bir öğlenüstü.

bunları böylece eğittim kendime
tamam dedim beşibiryerde köprüler türküler
kitapları hep kahramanlar kazandı.
tamam dedim yüzüne eşit oturmuş gözlerin
hesaplar dürülmüş ortasına düşmüşüz çok sesli bir hayata
yıllardır rast gelmişiz de
bir yerlerden çıkartamamışız parmaklarımızı saçlarımızı senin düz dudaklarını.
borcum kalabalığın avcunda sıkılı kalmış.
tamam dedim tekrar ettim adınla
sen daha güzel şaraplar içesin diyedir kafiye düşürmelerim.
IHTIRDIM BERKİTTİM tüm durakları.
çektim İĞİLDİM sevdiğimin uygur gözlerine.

Melih Özel Ubih
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın