Mehmet Şevket Eygi, Eğitimin Adı Milli Kendi Değil

 

Yazar Mehmet Şevket Eygi, Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği “İslam Yazısı ve Osmanlı Türkçesi” söylesinde gündemin sıcak konularından Osmanlı Türkçesi’ni anlattı ve “Hiçbir medeni ülkede Türkiye’deki gibi bir alfabe kopukluğu ve lisana müdahale olmamıştır.” dedi.

 

08 Ocak Perşembe günü Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde konuşan Mehmet Şevket Eygi, Halide Edip Adıvar’ın “Ne Hitler Almanya’sı, ne de Stalin Rusyası’nda Türkiye’de olduğu kadar lisana ve alfabeye müdahale olmamıştır.” sözünden hareketle konuşmasına başladı ve “Bir İngiliz Shakespeare’i, bir Alman Schiller’i, bir İtalyan Cervantes’i bugün alıp aslından okuyabilir fakat biz 1927’de basılmış bir Ömer Seyfettin’i aslından okuyamayız. Çünkü Osmanlı Türkçesi’ne müdahale edilmiş.” dedi.

 

Konuşmasında Milli Eğitim’in Osmanlı Türkçesini müfredata eklemesiyle devam eden Mehmet Şevket Eygi, bu konunun tartışmalara sebep olmasının yanlış olduğunu belirterek başka ülkelerin alfabelerinden konuya örnek verdi.

 

EĞİTİMİN ADI MİLLİ KENDİ DEĞİL

 

“Milli Eğitim diyoruz fakat adı öyle olduğu için diyoruz, yoksa bugünkü eğitim “milli” değildir. Bugün süper zekâlı bir çocuğu okula verdiğinizde zekâ seviyesi bir süre sonra düşüyor. Latin harflerinin kolay olması, ülkemizde kültürü ve medeniyeti geliştirmemiş, aksine geriletmiştir. Yazısı çok zor olarak bilinen Japonya’da bir gazetede cinayet haberi okumak için bir kişinin bin şekil, fikir yazısı okumak için beş bin şekil, biraz felsefe okuyayım derse on bin şekil bilmeye ihtiyacı vardır. Japonya, mevcut zor alfabesiyle bugün dünyanın üçüncü sıradaki iktisat ülkesidir. Harikalar bakımından ise dünya birincisi.  Kendisine pirinç ekecek toprakları olmayan, adalar üzerine kurulu bir ülke olan Japonya, dünya savaşında üzerinden dozerle geçildiği halde, petrolü, madeni olmamasına rağmen bugün birçok vasfa sahiptir. Çünkü zor bir yazı ülkeyi kalkındırır ve insanlarını vasıflı hale getirir.”

 

 

İZDİHAM
Mehmet Şevket Eygi

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın