Mardin Kızıltepe’den Sıcak ve Dostane Bir Liseliler Dergisi: Hemdem Fanzin

Hemdem Dergisi Mardin’de yayın hayatına devam ediyor. Dergini tanıtım bülteninden.

İlk sayımızda muhatap olduğumuz olumlu eleştirilerden cesaretle ikinci sayımızı hazırladık. Üstelik sizler bu yazıyı okurken biz, 3’üncü sayıyı çıkarmak için çoktan mutfağa girdik bile.

Farisî olan hem- ve -dem kelimelerinin yek-vücût olmasıyla oluştu dergimiz. Kan manasıyla değil; arkadaş, dost, yâren manasıyla kullanılsın istedik –dem’inin Hemdem’in. Yazdan kalma bir ekim ikindisinde, güneşin altında,  Mardin’in naif gözleriyle baktığı yere kurulmuş lisemizin bahçesinde, yazmaya ve okumaya teşne yüreklerle karar verdik Hemdem olmaya.

Dergilerin ilk sayılarında meramı açıklama âdetine uyarak şöyle tarif ettik tarif etmek gerekliyse meramımızı:

Şehit Şeyhmus Demir Anadolu İmam Hatip Lisesi Yaratıcı Yazarlık Ekibi tarafından ayda bir yayınlanması planlanan HEMDEM, özelde öğrencilerimiz ve okullarımız genelde ise yazar ve şairlerimiz, ressamlarımız, edebiyat meraklıları ve sanatseverlerimize kapılarını sonuna açmış bulunmaktadır.  Amacı; kadim ve manevî birikimimizi çağdaş, güncel ve yaratıcı bir potada eriterek diriltme ve yaşatma olan HEMDEM, sanatsal ve yaratıcı olmak şartı ile amatör veya profesyonel her türlü kalemden çıkan yazıya yer vermeyi amaç edinmiştir.

Hemdem, bu sayısı mülemma olarak hazırlandı. Ve yaşından beklenmeyecek işler başardı:

Mutfağında, tezgâh başında öyküleriyle İrem Helin Çiçek ve Meltem Ertem can verdi dergiye. İrem, Kontanstinapolis’i yazdı; Orhan Veli’nin can sıkıntısına öykünerek. Meltem, küçürek öyküde imgelere özgürlük dedi ve 5 tane kardeş bıraktı öykülerine.

Şiirsiz olursa kör olur HEMDEM  dedik. İmdâdımıza Eda Nur İlik, Firdevs Çelik, Emine Dinç ve sevgili Berfin yetişti.

Kelimelere renk giydiren resimleriyle Esma Akgüç, Mizgin Göktaş, Nazlı Gökhan, “Biz de buradayız.” dediler.

“İçimiz dışımız bir bizim.” diyerek deneme-sohbet havasında içini bize döken arkadaşlarımız oldu: Betül Ak, Meryem Akgül, Azize Kızıltepe, Gizem Coşkun.

Hicran Özçelik, bir zamanlar Fransa ve Avrupa’yı sarsan ve tokat gibi dönemin adalet anlayışına inen Dreyfus Olayı’nı unutturmamak için yazdı Victor Hugo’nun duyarlığını.

Karikatürleriyle Sessiz Gemi, Mizgin Göktaş var ve mizahsız olmaz dediler.

Hemdem bir mülemma olmalı dedik ve Korece ile Sıla Öz, Arapça ile Melek Khazneh ve İngilizce ile Fida El-Awaisi renklendirdi sayfalarımızı.

Umre dönüşü o kutlu mekânı anlatma heyecanı ile Zeynep Kureyşî aldı sözü.

Sevgisi, neşesi ve varlığıyla çevresine, HEMDEM ekibine öz güven ve mutluluk veren  hocamız Burçin Uslu, bu kez de yazıya döktü meramını ve “Ne Yaparsan Yap, Aşk ile Yap” diyerek şaşırtmadı bizi.

Ve edebiyat öğretmenimiz Rıdvan Uluç. Yaratıcı yazarlık egzersizleri ile söylediklerini, gelenekleştirmek istercesine ve serinin ikinci yazısıyla “Yazar Neden Yazar?” dedi.

İZDİHAM

 

  İzdiham Dergisi, kendisiyle yarışmaya devam ederken Türkiye’de edebiyat anlayışına yepyeni bir bakış getiriyor. 33. Sayısının içeriğine yepyeni bölümler ekleyen İzdiham yeni ve genç yazarları, cesur yazıları ile göz kamaştırmaya devam ediyor. İzdiham Dergisi 33. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın