Mahmut Özkızıl, Vurulan Çocuk Manşetleri

Alfabeyi mezar taşlarından söken çocuklar
Bir çağı selamda bırakıp gittiler
Dünya çok kötüydü
Arkalarında üç boğumluk akrep kuyruğu kaldı
Mel-şe-mûk

Çok hayvanlar önceydi
Çok leylekler çok turna
Güzel şeyler de düşerdi gökten
Bir ağaç olurdu parkta
Çarşıda bir nargile
Ağaç sapına kadar ağaç
Nargile baştan marpuca nikotin
O zaman bazı iyi adamlar vardı
Ölürdü
Gün okşardı kuzuların başını
Melahat delirmemişti daha
Babası eylülde asılmamıştı
Periler uğramamıştı yatağına…

Çok tandırlar önceydi ki buğday kirlenmemişti
Çiğnerdim kaslarım bileklerim hıncımla
Gözyaşlarım gözyaşıydı o zaman
Güz bir kediydi sevimli
Melo’ya çiçekler çizerdim sebepsiz

Çarşılar olurdu
Madenler adamların bağrını delerdi
Daha ellerimi yutmuyordu bıyığım
Gökyüzüne yaslanırdım sakalsız
Temiz leylekler vardı o zaman bacalarda
Tütün tarlaları vardı
Bütün
Çarşılarda
Su vardı.

Mahmut Özkızıl
İzdiham

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Yorumlar!

Bir Cevap Yazın