Mahmut Özkızıl, Prozac

Hastaneye kar yağıyor
Bu bir şiir sayılabilir
Çünkü gözlerim terliyor
Camdan soğuk bir gündemle toplanan
Üşüyen serçelere bakarken
Sırlı kalmış bir sigara ciğerimin sonuna yaklaşıyor

İyiyim derken kendim hakkında
Doktora kötü bir ipucu veriyorum
İyisin diyor doktor
Pinokyoyla burun buruna geliyor

Hemşireye kalbimi plastik bir tabakta versem
Desem ki şu genç kıza versinler
Anlamaz ama he der anlayışlıdır
Yüzümü annemin ayaklarına nakledin
Şekerindeki kan oranı az
Babamın kızıllığından biliyorum
Annemi kızlığında da severdi babam desem doktora
Tahlillerden anlar susar

Espri yapıyor psikiyatr
Ciddi ciddi şaka yapıyor ölüme dair
Gülme kumbarama beş paralık
Pis bir sırıtış atıyorum
Yan yatakta yaşça benden zengin beyamca
Tek dişiyle medenice gülüyor
Parantez içinde gülüyor güzel hemşire
Gamzeleri var
Güzeller giyinmiş beyaz hemşire
Bazen bir dipnot olarak rüyama düşüyor
Gözlerim terliyor
Çünkü hastaneye kar yağıyor
Doğum ünitesinde bir evliya daha ölü doğuyor
Zaten bir asırdır bütün evliyalar ölü doğuyor
Bütün doğum ünitelerinde

İki jandarmanın kollarında bir mahkum çocuk götürülüyor
Tavşan işareti yapmasın diye
Parmaklarını alçıya almışlar
Ellerinde pırıl pırıl kelepçeleri var

Morgda sahipsiz bir ölü kendisine ağlıyor
Rüyama düşen hemşireye
Beni ve onu göğün yedinci katına sevk etsinler diyorum ağlıyor
Ultra son

 

Mahmut Özkızıl
İZDİHAM

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın