Mahalle Mektebi’nden Mısraları Fatma Şengil Süzer seçti

Mahalle Mektebi’nden Mısraları Fatma Şengil Süzer seçti

Fatma Şengil Süzer hazırladı. O mısralar var ya. 

 

 

Şehrin en hakim tepesinde okçular

Ay’ı gözlüyor bir düşman olarak

….

Ben seni ıslanıyorum yağmur yerine

An geliyor, kendimi nereye koysam dolmuyor

Her yerin bulutu bir olmuyor, yağmuru da

Ben hep bir yanımı orda bırakıyorum

Ola ki bir gün dönerim diye

O kuru ekmeğin hatırıdır ellerimi bağlayan

En azından bir kuşun kalbinden

Kanı göğe damlıyor vurulunca

Kiralık katiller de ev kirası ödüyor

 

Murat Özel

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

Bana yeni eritilmiş kuşkulardan bir köşk ver

yüzünün kalabalıklardan yüksünmüş yarısını, bana üşümeyi

köşedeki Âlâ Nûr –olur mu olur- amcadan biliyorum

kaça gidiyor şimdi bu yalnızlıklar?

….

 

Bir suçlu arayacak olsam, bankların tepesinde

hazırola geçmiş şarapçılar

-omuz hizası birbirine denk kumru suratlılar-

kitapçıların soluk vitrinlerine, neonlu dili oluyor olmaz dediklerimin

yeniden bir suçlu icat ediyorum, güzelim Romantizm,

kalmasaydı

bir kitaba ağlayan kızın etekliğinde.

 

Nergihan Yeşilyurt

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

bu gün önceki günlerden daha dün sanki

yüzgeri ediliyorum gelecek vakitlerden

bu gün önceki günlerden daha da yakın

savunmasızca sarkıyor bir ömür ellerimden

 

Burhan Sakallı

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

Biz bir dağ kaybettik evet

Kabul

Ama onlar da görmediler.

Biliyorsun yazmaya ihtiyacım var

Görüyorsun kaç gündür aç ve susuz toprak

 

Yavrum

İnsan.

Bilinenin aksine

Bir çiçeğin son çırağı olarak

Yaşamayakaldı

 

Rıdvan Ünal

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

Bir avuç bile kalmamışken benden

Benden bir tek bile kalmamışken

Köy olmak bu dünyada bu dünyada yabaniler gibi

Kekre uyanmak her sabah

Perdelerin güneş sızdırmayan tarafında

……..

Çocukların susuz denizlerinde bir gemi

El sallayan son tayfa o gemide

O gemide son güverte

Son bakış son heyecan

Som bir kabartı olarak yaşamak.

 

Dursun Göksu

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

 

Belki denizde ölür

Başka ülkelere yağmur oluruz biz

Sen bizim yağmur olduğumuz ülkeye gel

Zagreb ya da Küba’ya

Kübalı kadınlar puroyu kalplerinde sarıyormuş duydun mu?

Sen seversin melez kadınların dokunduğu tütünümsü

Baharattan bozma her tavrı

Sen sonra bizi bozguna uğratmaya gel

Yağmur halimize aldırma

Çılgınlıklarımızı çağımıza emanet etme

Bize nasıl masum kalınır öğret

 

Aleyda Jeneska

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

 

İnsan hafızaları benim en büyük katillerim

Damarlarım ise en büyük ikinci katillerim

Acıya dayanıklıyımdır ama soğuktan titrerim

Fafafafafafa bunlar benim ritimlerim

 

Cennet ile evim arasında bir yerdeyim

 

Özgür İren Bayram

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

 

dünyanın makyajsız halidir, doğa

sana bunu kanıtlayabilirim aslında

emperyalistler bir soluklansa

ah bir soluklansa

bir çocuk bakakalır pencereden sokağa.

 

bak bu şiiri sağ elimle yazıp, sol elimle siliyorum

beni bu durumdan içeri alırlar ara sıra

 

Hakan Şahin

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

Ağır anlamda yüzün senin

Böylece yazıldı sesimin miğferine

Hem ırmak çatlıyan bir düşman-

dı sen ağlardın ne zaman ki

Düşünsene şurdan,

şu rüzgârın uğultusundan

bir sabırsızlık getiriyoruz

Yıkayıp kurutuyoruz onu,

kurutup asıyoruz yazgımıza

Var mı bizim kadar sorumlu

ve ellerinden çitler geçen

-Biz bahçeler sulardık eskiden

sıyrılıp yağmurlu günlerden

 

A.Çağrı Bayındırlı

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

Denize akmışım da beynimi bir halatla çekmişler kıyıya

Deniz kan olmuş

Deniz yok olmuş

Ağlamak

Suç değil

Yasak değil

İyi türkü söyleyenlere iltifat

Daha az derdi olanlara nasihat

 

Rengin Hazal

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

Bilmem diyorum işaret dilinde, ellerim birbirine düğümleniyor.

-Konuşamamak nasıl bir şey sahi?-

Ben bu dünyanın hiçbir cümlesine sığamıyorum,

Annem nasırlı elleriyle, susuyor.

Allah iyi ki şiiri yaratmış diyorum.

 

Merve Keskin

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

 

Kimseye kırgın değil yuvasının dalı budanan serçe

Kırkı henüz geçmiş ölümlerin acısı gibi bu hayat

Bir çiçekçiden çıkan adamın yüzünü okumaya çalışıyorum

Aşka kurban edilmiş ne çok şey var

Güzel kızların işvesiz halini özlüyorum bu aralar

Tersten okunan alfabelerle yazıyorum rüya tabirlerimi ağaçlara

Dünyanın bütün koltuk numaraları seni müjdeliyor

Mutsuzluğumu gizleyebilecek kadar mutluyum merak etme

 

Ömer Onaylı

(Mahalle Mektebi, 16)

 

 

 

 

 

 

Şair Fatma Şengil Süzer hazırladı. Çok teşekkür ediyoruz. 

İZDİHAM

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: