Mahalle Mektebi Dergisi’nin 20. Sayısından Mısralar

Mahalle Mektebi Dergisi’nin 20. Sayısından Mısralar

 

 

Müziğe gelmeyen bir coşku onlarınki hüzünleri de anlatılamaz
Çalgılar fazlasıyla bir başka çalgıyı gereksiniyor anlatılamaz
Çalaba diz gelmekle bükülmeyen bir zamanı sen de dile, gelsin
Gelsin, varayım sana ateşler içinden geçen o metruk köprüden.
Celâl Fedai
(Mahalle Mektebi, 20)
Bir bent idim orada suyun düştüğü yerde
Bir bent idim sesi su sanılan
Sesi fısıldanmış yıllarca
Bir ben vardım orada
Rıdvan Ünal
(Mahalle Mektebi, 20)
Evlilik vardı, siz bilmezsiniz
Bir sinirlense ülsere ve bana
Yani durmadan tek çocukluktan bahseden bana çare bulunacaktı
Birkaç damarı pıhtılaşırdı tam kalbinden
Sosyalistler devrime karşı dururdu
Aylardan haziran
Şekerini bardağın içine bırakmış çizik bir kaşık gibi sessiz
Yaşamın canı cehenneme
Çay soğuyordu
Yağız Gönüler
(Mahalle Mektebi, 20)
Kabloların kuşları kestiği kadar gerçek
Silahsız dönüşümüz seher bahçelerinden
Yerinden uçup gidecek kafalar nerede?
Kırmaz gibi kırışımız var taşlarını kalbimizin
Enes Talha Tüfekçi
(Mahalle Mektebi, 20)
Toprak yürümüş, su üşümüş burada.
Bir adam, bir ağaca dut olmuş.
Leyla kovasını bulandırmış, zülüf yüze dökülmüş, bir ağaç bir türkü söylemiş can tarafından.
Kamışlardan, duvarlardan, asmalardan…
Ses ver Leyla sinendeki yaradan…
Hatice Kübra Ardıç
(Mahalle Mektebi, 20)
Senin ufaklığında ben ermiş dil balığı
Okyanuslar ile çalkalanırdım
Hükmüm geçerdi ayın içinden
Ayın içi sesinle onarılan aksinden güneşin
Gülüşünce sen o içeri evlerden
Geceye imanını kaybeden bendim
Anıl İbrahim Bakırcı
(Mahalle Mektebi, 20)
Dilimin ucunu ısırtır
Islaktır yani kadının geçtiği dizeler
Eti kemiğe hasret bırakır, yumuşaktır, ufaktır.
Uzaklara yolladığı evlatları vardır onun
Belki haberleri
Ara sıra ölüleri
Genelde dudakları önce gelir.
Sonra terlemiş cesetleri.
Muhammed Faruk Özcan
(Mahalle Mektebi, 20)
Bir de buradan yak kavuşamayan aşıkları.
Kızıl derili bir bilge olup çıkarsam karşına
Sen annesini üzmüş bir çocuğu hatırla
Abdulkadir Yaylacık
(Mahalle Mektebi, 20)
Tutsak oluyor sözlerimiz, bu zindan
Kimleri ağırlamış, hesap vermeden
Ağır başlılığın atalardan mı kalmış
Neden bunca kahpeliğe bu sükûnet
Susmanın nedeni neydi, çileden
Ali Oktay Özbayrak
(Mahalle Mektebi, 20)
Bir Elif boyu uzatıyorum elimi
Çağlardır avucumda taşıdığım keder
Ali Karahan
(Mahalle Mektebi, 20)
Fatma Şengil Süzer
İZDİHAM

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın