M. Sadi Karademir, Postüla

Yoksulun hazanda giydiği paltosuyum,
Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum
Ve kirlendi oyuncaklar, bak yine çocuksuyum.

Bağcıklarım neden bağlanmıyor sevgilim?
Testere dişlerinin bu keskinliği niye?
Ya torna tezgâhlarının kolumuzu kapması…
Neden kumbaram gibi değil bankalar?
Komşu Ayşe Teyze yine ağlıyor neden?
Niçin soğuk oluyor alev saçan silahlar?
Anlamış değilim.

Oysa böyle öğrenmemiştim tam
Yasef’ten sonra gelen atalarımdan.
Ne doğar doğmaz kulağıma okunan ezan
Ne ezberlediğim dualar
Ne annem babam
Bahsetmediler paranın ululuğundan.

Şimdi ise üzerime yapışan yaftalardan
Kendime bir ömür yakışanı seçmeliyim.
Sonra boğazıma kılçık gibi takılan klişelerden
Duyanları hayrete düşürecek bir slogan.

Ateş püskürmeliyim kobayların kanmışlıklarına
Haksızlığa manifestom, emperyalizme salvolar
İkna edilsin diye canlı bombalar
Ve yaşamak savaşını versin diye çocuklar
Çıkmalıyım hapsinden kahramanlığın.
Yorgun düşmeliyim, iyiye yardım ve yataklıktan.

Kırmızı Ferrarileri cilalayacaksa kan
Ölecekse gölgede çicek
İflah olmazsa zaman
Birlikte göçeceğiz ufkumuza sevgilim.
Tekrar edecek nakaratını içimizde postülam.

Yasak şarkı söyleyen kurtuluş korosuyum
Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum.

M. Sadi Karademir  / – Dergah Dergisi 280. Sayı 
İZDİHAM

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın