Lodoslu Havalarda Yapılması Gerekenler

1. Halkımız; soğuk havalarda, ısınmak amacıyla sobayı yakar. Sobanın iyi ısıtması amacıyla, içine de kömür atar ve yakar.
2. Halkımız; soba bacalarını da temizleyerek bacaların iyi çekmesini ve sobalarının iyi-verimli yanmasını sağlar.
3. Yapılan işlemler buraya kadar doğru, ama işin içine lodos girince her şey değişiyor.
4. Ayşe teyze veya Ahmet amca; lodos ‘un teknik özelliğini ve hatta sıcaklık farklarını bilemez, bilmek zorunda da değildir. Ayşe teyze ve Ahmet amca soba yakmasını bilir.
5. Bu olaylarda esas suçlu; olayları gerçek anlamda bilip de halkın anlayacağı lisan ile anlatmayan ve söylemeyenlerdir.
6. Çankaya’da veya Kadıköy’de veyahut Karşıyaka’da oturanların anlayacağı lisanı; Bursa’nın veya Balıkesir’in veya Afyon’un kenar mahallelerinde oturanların anlamasını beklemek hayal olur. Ayrıca kenar mahallelerde oturanların iletişim cihazları da yoktur. Onların tek derdi, ekmek kavgasıdır.
7. Ayşe Teyze’ye ve Ahmet Amca’ya şu şekilde konuşmak gerekir: “Lodoslu havalarda sobanızı; dışarda, açık alanda da yaksanız bacasından yukarı doğru duman çıkmaz, duman aşağıya gider.”
8. İşin teknik yönü ile ilgilenenlere de şu şekilde izahat verilir:
a) Normal hava şartlarında yer-üstü çevre sıcaklığı 8 derece ve normal hava şartlarında apartman-üstü sıcaklığı 5 derece ise apartman bacaları çeker, soba zehirlenmeleri olmaz.

(soğuk hava daha ağır olduğu için çöker, sıcak hava yukarı çıkar)
b) Lodoslu hava şartlarında yer-üstü hava sıcaklığı 8 derece ve lodoslu hava şartlarında apartman-üstü sıcaklığı 17 derece ise apartman bacaları çekmez, soba zehirlenmeleri kaçınılmazdır.

(Yukarıdaki hava sıcak, yer-üstü daha soğuk ise hareket olmaz.)
9. Lodoslu hava şartlarında, ne olursa olsun sobalar yakılmaz.

 

Mustafa Şişmanoğlu
İzdiham

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın