Kusturika İçin Bal Protestosu

Altın Portakal Film Festivali’ne Emir Kusturica’nın çağırılmasına tepkiler büyüyor.

Bal’ın yönetmeni Kaplanoğlu ve film ekibinin festivalde düzenlenecek hiçbir etkinliğe katılmayacağı açıklandı. Kustıırica kriziyle çalkalanmaya devam ediyor.

Yugoslavya’nın dağılmaması gerektiğini savunan Emir Kusturica’nın 47. Antalya Film Festivali’ne jüri üyesi olarak davet edilmesi, Türkiye’de yaşayan Rumelili dernekler, Bosna Hersek Dostları Vakfı ve Bosna’daki bazı kadın dernekleri ve sinemacılarca tepkiyle karşılanmış, bunun üzerine Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) önceki gün bir açıklama yaparak yönetmene sahip çıkmıştı.

Kusturica’nın, dünyanın kabul ettiği bir sanatçı olduğuna dikkat çeken ve bunun dışındaki kimliklerini ve geçmişteki yaşamını sorgulamanın festival yönetiminin görevi olmadığı bildiren AKSAV’ın bu açıklamasına ilk tepki Altın Ayı ödüllü “Bal” filminin ekibinden geldi.

Filmin yönetmeni Semih Kaplanoğlu başta olmak üzere tüm ekip, dün yaptıkları bir yazılı açıklamayla yarın başlayacak Altın Portakal’a katılmayacakları belirtti.

“Bizim için üst kimlik sanatçıdır” başlıklı açıklamasını hayretle okıuduklarını belirten film ekibi “1992-1996″ yıllan arasında Bosna’da yaşanan olaylar uluslararası mahkemeler tarafından soykınm ve insanlık suçu olarak tanımlanmış ve bu suçlara bulaşanlar yargılanıp mahkûm edilmişlerdir.

Sayılan yüz binlerle ifade edilen Bosnalı sivilleri sadece inançlan ve Boşnak olduklan için katledenleri, onbinlerce kadına çoluk çocuk tecavüz edenleri canlı tanıklar ve hala açılan toplu mezarlar ortadayken savunan bir “sanatçının” AKSAV tarafından himaye edilmesi bizim vicdanımızı acıtmaktadır” dedi.

“Kimseyi etnik kökeninden ya da inancından dolayı eleştirmiyoruz. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suça sözle de olsa katkı sağlayarak soykırımı ve tecavüzü meşrulaştıran bir zihniyetin savunulmasına karşı çıkıyoruz. Savaşa ve savaş suçlarına karşı bizleri birleştirecek tek kriter tek kimlik insan olmaktır.

Sanatçı insanlığından ayrılamaz” diyen “Bal” ekibi bu gerekçeler doğrultusunda Antalya Altın Portakal Film Festivali programında 11 Ekim 2010’da yapılacak “Bal” filminin festival galası da dahil, hiç bir etkinliğe üzülerek katılmayacaklarını ifade etti.

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın