Karl Venneberg, Yakınlarda Bir Telefon Olsaydı

Yakınlarda bir telefon olsaydı
Hastaneye haber verirdik
Ya yetkisiz birinden salık bekler
Ya da elinden artık bir şey gelmeyen
Bir doktora baş vururduk
El altında bir sedyemiz olsaydı
Belki yola çıkar otomobil beklerdik
-Benzini bombardıman uçaklarına gitmemişse-
Ya da bir köylü arabası
-Atlarına ordu el koymamışsa-
Ya da yedek bir sedye
Kaputtan veya değnekten
Bir kilimcik olsun bir kaç dal parçasıyle
Gene bir şeyler yapmak mümkündü o zaman
Ama içimizden kimsenin ne kaputu kalmış ne de kilimi
Diyelim ki sedyemizle kaputumuz var
Tedavimiz de işe yaramış olsun
O zaman yaralıyı yarasız yerinden tutup
-Yarasız yeri kalmışsa-
Altına ottan bir düşek yapar
Sırtından doğrultmaya çalışırdık
Ama madem ki yaralı hem sırtından vurulmuş hem ensesinden
O zaman yanlamasına yatırmaya uğraşır
Taşımaya çalışırdık yarasına dokunmadan
Ama madem göğsünden de vurulmuş
O zaman da bir biçimini bulup yarı yanlamasına yatırmaya çabalardık
Hem genişliğine vurulmuş hem de uzunluğuna gel gelelim
Tek çare bacaklarını kalçalarına dek bükmek
Ve yavaşça taşıyabilmek incitmeden
Tüzük gereğince
Başı ve bacakları yukarda
Zaman uygun düşmese de durum bunu gerektiriyor
Ama ortada ne sedye var ne de görünürlerde bir yol
Ne otomobil ne araba
Ne doktora telefon ne de hastaneye
Gaz bezleri tükenmiş
Pansımandan haberimiz yok
Üstelik durum yüzde yüz umutsuz
Kan kaybı hesapsız
Acısı yürekler paralayıcı
Gene de yardıma kalksak tüm bunlara karşın
Mitralyözler bizi de biçecek
Parasını versek bile
Yok morfin can çekişene
Çarpış babam çarpış bir ceset uğruna
Ve gömme hukuku adına
Çürümüş organlarını
Batı kültürünün

 

Karl Venneberg

İzdiham

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın