Kaan Burak Şen, Uzadiye

Bilmediğimiz bir şey unuttu bizi,
bu his garip.
Önce ılık ılık ağlayıp gözlerine alıştırıyor.
Sonra yetim bırakıyor herkesi.
Saçlarımı bozdurup, gençliğimi peşkeş çektiğim dizlerinden öperim
Ki
-bu sevmelerim bir kenarda dursun-onlarla tertemiz bir ölüm deneyeceğim.

başka odaların meseleleri bunlar, başkaları yorsunlar.

Şehrin dibinden bir durak seçip,
herkesin ortasında utanmadan üstelik
otobüs bekledim
gibi yaptım,
dünden kalan bir mevzuya
ağırlıklar yükleyip
Önümden geçen arabaların şarkılarını dinledim.

karşıma sizi alıp bayan,
geniş geniş susarak,
sizi nerden anlamaya başlamalıyım konulu ağıtlar sipariş ettim.

bana diyorum bayan,
çocukluğunuzu uzatın ona yaralar öreyim.
Ben, bedeli bu koşulmaz bahçeleri kana kana içerek ödedim.

Bitmek istediğim bir fotoğraf karesi arkamdan geliyor.
Bisikletten düşüyorum.
Yazları sokakları çarmıha geren mısırcılar
ve bahar
dört bir yanımızı kuşatmışken
ve böyle saçma sapan bir neşe
ve ne münasebet bilmiyorum.

ah benim sevgili ölümüm,
saçlarını ne çok okşamak gerek bir bilsen.

özlenecek kadınlar dallarında güzeller.

Kaan Burak Şen
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın