Kaan Burak Şen, Uçan Tekme Attım Yarime

Ayakkabılarımdan terk-i diyar eden çamur, Zeynep adında asılsız bir suretin ortasına, nasıl yapıştı onu anlatacağım şimdi. Her şey rengi kaçmış bir fotoğrafa kurşun sıkmamla başladı. Fotoğraftaki delikten gördüklerim hayret verici, her şey çok uzak! İşte bu yüzden günümüzde tüm biyografiler atıl bir pozisyon alıyor. Bir ok atsam şöyle gerilip gerilip okkalı bir ok, birileri birilerinin önüne siper olmayacak bundan eminim. Gözlerden kaybolacak, uçup gidecek. Katilim ben, asr-ı saadete göre meşru bir yerde değilim. Ama inancım sağlam, gün gelecek televizyonlar, bilgisayar monitörleri akvaryum olarak kullanılacak ve bir İngiliz kadar dakik olacağız, tramvaylar kızlara yol vermeyecek, dolmuşçunun hışmına bağlı çıkan dövüşten, kısa mesafelerde rötar yapıp mağdur olmayacağız, yayalar için olan köprüde, şuraya gidenlerle buraya gidenlerin çakışması sonucu insan trafiği yaşanmayacak. İşte biz o gün dakik olacağız. Gün gelecek sur üflenecek birileri birilerinin arkasına sığınacak ve birileri birilerinin şahidi olacak. Herkes aynı yalanı itiraf edecek. Tüm kozmetik ürünleri çatlak duvarlara sıva olarak kullanılacak, tüm ordular omuz omuza nil nehri kenarında mevzilenecek ve aynı anda rengarenk balonlara, kola kutularına ateş edecek, parti binaları siyasetçilerin çenelerini kapatmakta yahut üstlerini örtmekte kullanılacak. Gün gelecek dünyadaki tüm şiir, sinema ve müzik rezervleri tükenecek ve rüzgârlar estiren, yeterince hayran olmuş kirpiklerini de alıp geleceksin, ben olvakit ellerini tutacağım, ağır ağır yaklaşacağım sonra dönüp sana artistik bir şekilde uçan tekme atacağım.

 

Kaan Burak Şen
İzdiham

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın