Jose Saramago’nun Nobel Konuşması: Mars’a gitmek, komşuya gitmekten daha kolay

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi bundan tam 50 yıl önce bugün imzalandı. Kutlama törenleri hâlâ sürüyor. Ama bilirsiniz, ilgi zamanla azalır. Ortaya ciddi konular çıkarsa, toplumun ilgisi olayın henüz ertesi gününde bile azalabilir. Yine de bu anma törenlerine karşı değilim. Ben de birçoğuna en ılımlı halimle katıldım. Eğer uygunsuz, demode ya da tedbirsiz bulmayacaksanız, buna birkaç şey daha ekleyebilirim. Bu 50 yılda, hükümetler ahlaken yapmaları gereken her şeyi yapmadılar elbette. Haksızlıklar çoğaldı, eşitsizlikler arttı, cehalet büyüdü ve mutsuzluk yayıldı.

Kayaların yapısını incelemek için başka bir gezegene araçlar gönderebilecek kapasitede olan bu şizofren insanlık, milyonlarca insanın açlık nedeniyle ölmesinden fütursuzca bahsedebiliyor.

Mars’a gitmek, komşuya gitmekten daha kolay görünüyor. Kimse kendi görevini yerine getirmiyor. Hükumetlerde. Çünkü bilmiyorlar ya da yapamıyorlar veya istemiyorlar. Ya da dünyaya gerçekten hükmedenler onlara izin vermiyorlar. Dünyaya hükmeden bu çok uluslu ve çok kıtalı şirketlerin tartışmasız bir şekilde anti-demokratik olan güçleri, ideal demokrasiden geriye kalan her şeyi yok etti.

Biz vatandaşlar da kendi görevlerimizi yerine getirmiyoruz. İnsan haklarının gerektirdiği görevler simetrik dağılmadan, bu haklar varlık gösteremez. Hükumetlerin bunu önümüzdeki 50 yılda başarması da beklenmiyor. Bu yüzden vatandaşlar olarak sesimizi yükseltmeliyiz. Haklarımızı talep ederken nasıl coşkunsak, yine aynı şekilde, görevlerimizin sorumluluğunu almalıyız. Belki bu sayede, dünya biraz daha iyi bir yer haline gelir.

Teşekkürlerimi de unutmadım. 8 Ekim’de, Frankfurt’taki ilk teşekkürüm, beni Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık gören İsveç Akademisi içindi. Yayıncılarıma, çevirmenlerime ve okuyucularıma da teşekkür ettim. Hepsine tekrar çok teşekkürler. Ayrıca, Portekizli ve Portekizce dilinde yazan geçmişteki ve şimdiki yazarlara da teşekkür etmek istiyorum. Edebiyatımız onlar sayesinde var oluyor. Ben de yalnızca onlardan biriyim. O gün de söylediğim gibi, ben bunun için doğmadım, bu paye bana sonradan verildi. Bu yüzden, çok teşekkür ederim.

 

Jose Saramago'nun Nobel diploması

Jose Saramago’nun Nobel diploması / 1998 Nobel Edebiyat Ödülü

 

Yazarın kitaplarından alıntılar.

  • “Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değil.”
    Jose Saramago – Bilinmeyen Adanın Öyküsü
  • “Ejderhayı öldürmenin yolu, kafasını kesmekten geçer, tırnaklarını törpüleyerek bir yere varamayız.”
    Jose Saramago – Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
  • “İnsanın gerçek doğum yeri, onun kendisine ilk kez aklıyla baktığı yerdir.”
    Jose Saramago – Ressamın Elkitabı
  • “En kolay yapılan şeyin kötülük olduğunu herkes bilir.”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Tekneler olmasa sen bir hiçsin, oysa tekneler sen olmasan da rahatlıkla denize açılabilirler.”
    Jose Saramago – Bilinmeyen Adanın Öyküsü
  • “Yalnız yaşamak; bünyesi alıngan, kırılgan ve esneklikten uzak kişiler için cezaların en ağırıdır.”
    Jose Saramago – Kopyalanmış Adam
  • “Sonu iyi biten her şey iyidir.”
    Jose Saramago – Filin Yolculuğu
  • “Her zaman olduğu gibi, baş kurbanlar kadınlardır. Her koşulda, masumlar zaten günahlarının bedelini ödemeye alışkındır.”
    Jose Saramago – Kabil
  • “Biz bir konu değiliz, biz nasıl yaşayacağını bilmeyen iki kişiyiz.”
    Jose Saramago – Kabil
  • “Ölüm anı tüm anların en kısasıdır, bir iç çekilir ve tamam, bir benzetme yapmak gerekirse, bu olay kimsenin üflemesine gerek kalmaksızın kendi kendine sönen bir muma benzetilebilir.”
    Jose Saramago – Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
  • “Ölüm geldiğinde herkes aynı körlüğe bürünmüş olacaktı.”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Yalnızca vadesi dolan ölür, ölüm bizi bize haber vermeden seçer.”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Hepimizin zayıf anları olur ve ağlama yeteneğimizin olması bizim için şanstır, gözyaşları bizi çoğu kez huzura kavuşturur, ağlayamadığımız bazı durumlarda ölecek gibi oluruz.”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Fethetmek zorunda kaldıklarımızdan çok, kendini bize kendiliğinden sunanları sahipleniriz, ama bir daha hiç gelmedi, ben de ona gitmedim, İstiyorsanız, birbirinizle kafanızın içinde buluşursunuz, bellek denen şey bu işe yarar…”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Papaz giysisi giymekle papaz olunmadığı gibi, eline asa almakla da kral olunmaz, bu gerçeği hiç unutmamak gerekir.”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Ben de istemiştim, bunu ben de istemiştim, yalnızca doktorun suçu değil…
    Jose Saramago – Körlük
  •  “Ölmeye yazgılı olduğumuzu doğduğumuzdan beri biliyoruz, işte bu yüzden, bir bakıma hepimiz ölü doğmuş sayılırız.”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Uyku yaman bir sihirbazdır, şeylerin dengesini altüst eder, uzaklık yakınlık diye bir şey kalmaz artık, yan yana yatan insanları birbirinden ayırır, sonra onları bir araya getirir birbirlerini görseler de görmeseler de…”
    Jose Saramago – Bilinmeyen Adanın Öyküsü
  • “Zaman, kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır ve bütün kartlar onun elindedir, bizler ancak yaşam karşılığında o masadan bir şeyler kazanırız…”
    Jose Saramago – Körlük
  • “Vicdanlar olması gerekenden daha fazla susarlar, o yüzden yasalar çıkartılmıştır.”
    Jose Saramago – Bütün İsimler

 

 

İZDİHAM

 

 

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: