İtibar Dergisi 38. Sayıdan Mısralar

http://www.izdiham.com/uploads/yazi/Bfw8Zi474q.jpg

 

 

Bu kapıyı buluyorsam her akşam geçip onca zebunu
İçime ışık ırmakları düşüren merhametindir senin
Annemin duadan hırkası zülfikâr gibi üstümde hâlâ
Çok şükür, gözyaşımdan şikâyeti yok yanan ellerin
 
Ali Emre
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Söyleyeyim istersen, diyeyim
Bizden kalıcıdır esip giden bu rüzgâr.
Çünkü yükü vardır bilmenin
Üzülmek verirler teselli için.
 
İbrahim Tenekeci
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
Yaş ilerledikçe, günler
Birbirinden çabuk geçiyor
Her şeyin tanıdık olmasından, belli ki
Gençken uyandığın sabahlar
Sana birkaç bahar daha verirdi
 
Cevdet Karal
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
Yürüdüm yalnayak pıtraklı patikalarda sesime doğru
sözler biriktirdim süzgün şebnemlerin terinden
dağların heybetinden kuşların teleklerinden
kendine pusu kuran eşkıya bendim…
 
Yusuf Özkan Özburun
(İtibar, 38)
 
 
 
 
resimden pek anlamam, picasso’dan dali’den
van gogh sarısından, yüzümüzün sarısından ama biraz
bildiğim tek şey o da hiç kimsenin bildiği
yalnız ve prospektüsü bol bir çağda
kendi ellerim bile bakmıyor kendi yüzüme…
 
elleriniz yerinde mi?
 
Ahmet Edip Başaran
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
Söze sezdirmeden sevdiğini söylemek
Aşkın tarifi budur dilsizler lügatinde
Ürkmesin diye kuşlar, yolunu değiştirmek
 
Said Yavuz
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
patronlar alarm kurmaz cahit abi
aynalara küsmüş sabahları vardır işçilerin
bir öğle namazı büyüklüğünde alın terleri,
kurumadan hakkı ödenmeli çünkü islam en güzel örgütlenmedir.
bir halta yaramaz sendikalar, iş güvenlik yasaları, bir halta yaramayan stk duyarlılığı.
 
Belya Düz
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
bedenlere bir boy büyük hasetler
derdimize ithal dermanlar
kendinden geçmeye sakallarında başlıyor kendini saklayan adamlar
heyy, korkak alıştırma ellerini
bu şarkıyı bir daha çal
 
Cihan Üslen
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
elimize defterimizi verip oku dediklerinde
ahdini evde unutmanın utancı yansıyacak beyaz perdeye
biri de “iyi filmdi” desin be
 
Melih Tuğtağ
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
yerle gök arasında bekliyor her şey
kitaba almadığı şiir gibi şairin
âh tâcir! teveccüh edecek kimse kalmadı
ip ne kadar uzunsa, kuyu o kadar derin
 
Nadir Aşçı
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Alışkanlıklar sevgiye yorulunca
Geniş açıyla dara düştüm
Filmin en sığ yerinde boğulmuştum oysa
Neyse ki uykumu annem toparlamıştı
Laboratuar sonuçlarını beklememişti dünya
 
Rıdvan Tulum
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
Tekrar yolun başına dönelim selam kelam edelim
Bir rüyadan çıkmış gibi yıldızlara bakalım beraber
Olur mu böyle diyelim akşamın da bir hesabı olacak.
 
Nurettin Durman
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
ve her gelene
başka tonda anlatmak maviyi
yoruyor, yankılı bekleyişler kadar
 
İlker Nuri Öztürk
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Ölüm dumanla haber verecekken bize
Yorgun atları koşturan her neyse.
 
Her neyse, altüst olunca dünyamız
Belki düşeriz gökyüzüne.
 
Soner Karakuş
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
verem modaydı, hemen oldum
Okula gittim, yere düştüm, birinci sınıfta deprem
modaydı, oldu
 
Samed Karataş
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
bana yalnızca Rabb’inin adını ver
başka bir şey değil başka hiçbir şey
hep aynı üzülüyorum ben hep aynı akşam
buraya akşam hep kepenk sesleri
ve cümleten hayırlı akşamlar.
 
Tevfik Emre Akın
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Gözüm bir daha varıp gelmeli yuvasının ucuna
Sallandı sallanıyorum sanıyorum bu lamba,
Avcuna bak fay denen şey kırık.
 
Ali Oturaklı
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
seni benden başka büyüten yok, anla kalbim
bak, dönüyoruz yine ölümden öyle yorgun
ve nedense her şey, sular göğe dökülmüş gibi mahzun
iğne atsan yere düşecek ve saplanacak tenime
son gidenler de ufka dönüştü, ey aşk—
sen; bir kuş ölünce, onu sırtlanıp göğe…
 
Sadık Altan
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
ikimiz de suçluyuz şu dünyaya taşınmakla
ben sensizliği işgal ettim sen benliliği
işgaliye parası dert olacak başımıza
 
Fatih Çodur
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Senin çiçeklerin vardır;
Okul defterlerinin arasında kurutulmuş
….
Hatırla!
Senin çiçeklerin,
En sevdiğin kahramanın öldüğü kitapta unutulmuş…
 
Rabia Gelincik
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Hayat bu ya;
Cebimdeki sözlerden,
Hani o eski sözlerden, anneannemin dua dizelerinden
Hocazade dedemden, annemin muradınca babamdan kaldığı kadar
Çocukluğum gibi, çocuklarım gibi ağlaya çağlaya
Çakıl taşları yaptım ummana
 
Yusuf Armağan
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Elif sonu yok bu şiirin eyvâh ben ne yaptım
Bir damlayım ben ummandan bahis açtım
Taşıyamadım küçük bir tekne sapladım onu kendime;
sapladım onu içime, içim sızladı gözyaşı koktu suyum
hançerinden kederin, kaderin ve gamın çok kan akıttım.
 
Furkan Özüdoğru
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Bu yalnızlık, 
griye dönen beyaz çamaşırlar gibi
ne yapsam üzerime yakışmıyor.
Tanrım beni yanılt,
mağlup olmak istiyorum.
 
Zeynep Tuğçe Karadağ
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
 
Bilinmez dillerde karşılığın ancak
Hangi harf mânâsı sensin okuduysam
 
Leylâ İpekçi
(İtibar, 38)
 
 
 
 
 
Bir çocuk kaçar evinden öfkesiyle
Dolanmış boynuna ırmak asmış kendini
Saçılmış yere esvabı, utangaç ve kirli
 
Gökhan Ergür
(İtibar, 38)
 
 
Fatma Şengil Süzer hazırladı.
İZDİHAM
 
 
 
 
 
 
 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın