İsmet Özel’in Taşları Yemek Yasak Kitabından 10 Alıntı

1.Diyorlar ki insanoğlu yoksulluğun, hastalıkların, mahrumiyetlerin kıskacında kaldıkça kendisinden beklenen gelişmeyi gösteremez. Bununla zımnen şunu söylemiş oluyorlar: İnsanlar maddi refah içinde olmakla, vücut sağlığını korumakla ve elinin erdiği, gözünün gördüğü, özlemini çektiği nesnelerin hizmetine sokmakla kurtuluşa erer.

2.Yani kurtulanlar zengin, istedikleri konumu ve maddi avantajları elde etmiş, ‘sağlıklı’ ve sorunlardan uzak insanlardır. İnsanın olmak istediği de bu olmalıdır, modern hayatın dayatılan en güçlü argümanı budur çünkü. Oysa göz ardı edilen yokluktan öğrenilecek şeylerin çokluğudur.

3.Ahali, yani insanların çoğu sadece bir güçlükle karşılaştıklarında düşünür. Onun düşünme olarak bildikleri şey  bir zorluğu atlatmanın yollarını bulmak için kafasını çalıştırmaktır.’

4.Toplumun büyük çoğunluğu insanlığın kanayan yaralarını görmek, onlara çözüm üretmek yerine kendi küçük dünyalarında çıkarlarına olabilecek şeyler hakkında düşünmektedirler. Bunun temel nedeni ise kendini önemli görmek ve bencilliktir.

5.Türkiye’nin düşünce hayatı kendine mesele seçmemiş, bu yüzden ucuz, ucuz olduğu için de çarpık ve çarpıtıcı bir bir düşünce hayatıdır. Türkiye düşünce hayatına uşak olarak değil de öğrenci olarak girebilmiş olsaydı hem öğrenciliğin sonra erdiği bir zaman gelecek, hem de öğrendiklerini kendi özgün düşünce sistemin içinde bir yere oturtabilecekti.

6.İslam insana bazı sınırlar çizerken onu bir kalıpta dondurmak amacı gütmekten çok uzakta, onun bu sınırlar içinde bir hazineye kavuşacağını müjdelemektedir.

7.Eğer bizde yaşayan bazı manevi değerler bizim yeryüzünde niçin bulunduğumuza dair bize bir açıklama sunan ve insanların türettiği değerlerden farklı, insanüstü bir kaynaktan aldığımız değerlerse bunlar üstümüzden gök, altımızdan toprak yok olmadıkça yok olması imkansız değerler olarak yaşıyorlar.

8.Batının medeniyettir diye icat ettiği şeylerin bir bakıma tekabül ettiği şey Müslümanlar için dine bağlı olmanın dikkat çekmeyen bir belirtisinden başka bir şey değildi.

9.Belki Firavun piramitlerini kırbaç altında inleyen kölelerin emekleriyle yükseltti. Günümüzde olay biraz farklı. Köleler belki ben de Firavun olurum düşüncesiyle piramidin inşasına gönüllü olarak ve tebessüm ederek katılıyorlar.

10.Eğer insanlar acınacak haldeyse,insanlar arasında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi; insanların sanki yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil ( benzeyen) tavırlardan doğmaktadır.

İZDİHAM

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın