İsmet Özel Şiiri Bıraktı

İsmet Özel şiire son verdi: “Ölmek en iyisi.”

İsmet Özel son şiirini dernek sitesinden yayınlayarak şiirine son noktayı koydu. İstiklal Marşı Derneği sitesinden yaptığı açıklama ve şiir şöyle:

Bu sayfada gördüğünüz son şiirimdir. Kaç yılım kaldıysa bundan sonraki ömrümde şiir çalışmalarımı sadece müsvedde dediğim kısmını yayına salmış bulunduğum “Bir Yusuf Masalı” uğraşısına hasredeceğim. Dediğim, demeğe çalıştığım şeyi “vivir para escribir” tarzında anlamak doğru olmaz. Uğraşımın neticesine bîgâne kalmağı öğrendim.

Can Yücel ömrünün son yıllarında kendini yeşil yapraklardan (tüyden tüsten) mahrum dallarıyla meyveye durmuş Trabzon hurmasına benzetmişti. Gerçekten meyveler demeli miydik sözünü ettiğine? Zevk meselesi… Sadece zevk meselesi olsaydı değinip geçmek yeterli olacaktı. Zevklerin ve renklerin yanıbaşında bir de insanlık, medeniyet ve Türklük meselesi var. Tanzimat’la başlayan bir kültürel fiyaskonun göbeğinde zevkten dört köşeyiz. Türk milletinin şiire nazar atfedecek tıynetine ne oldu? Şairlik yolunu Maarif Vekili’nin oğlu olmanın açtığı Türkiye capcanlı yaşıyor. Bu hayatiyete karşı hayatiyet iddiası beyhudedir. Ölmek en iyisi.

Halkın Dostları dergisinin adını değiştirmek kendini Yevtuşenko’dan daha büyük gören Ataol Behramoğlu’nu çok uğraştırmıştı. Halbuki bu gün olduğu gibi o gün de benim gözümde kimin ne olduğu, beni kimin kendi gözünde nereye koyduğundan çok daha önemliydi. O günlerde ellerimi böğrümde koyan şiir uyarıcılarının şimdilerde artık kucağımdan taşmağa heveslendiği çağımda şiirime son veriyorum. Türkiye’nin bugün geldiği değil, getirildiği noktada şiirlerimi okuyabilecek narodnik kalmadı. Dahası hemen herkes bir tür ruh yamukluğunu benimsedi. Onlar şiirlerimi gün ışığına çıktığı ilk günlerden itibaren onlara okuma neş’esi bahşeden ehliyeti (lisansı) zayi etti.

 

SESLİ GEMİ

Hayası hiç mi yok
Peki ya hafızası
Hali lisani melali
Elini yüzünü
Hiç mi hiç bir
Vakit bile mi
Yıkamadı
Sizceleyin lopu kıvır
Kıvır kıvrak beliyle
Sicimece ebeleme
Şıkırdatip gümlettiği
Ebegümecini
Hasta düşmeden
Yiyici canlı beden
Sahralara salınıp
Yekpare tutulamayıp
Paraylayarak
Havada pür par
Çala çalı çalımla
Serilip yere hak ile
Yeksan yekini
Kuyruksuzlaştırılıp
Bıraktı vatman kaptan
Cephane deppo tayın
Madı mı sayın mayın.

 

İsmet Özel

İzdiham

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın