İsmail Pelit ve Abdullah Başaran’dan kurmaca kelime çalışması

hadi kelime uyduralım*

 abdullah başaran’a

bütünüyle kurmaca, uydurulmuş kelimelerden oluşan bir sözlük hazırlamaya karar verdim. bunu kendi başıma yapmak istemem. bu hem zevkli olmaz hem de buna bilgim, birikimim yetmez. bir eserin kolektif bir bilinç ve emekle ortaya çıkmasının anlamlı olacağına inanıyorum. kısacası katılımınızı bekliyorum. uydurduğunuz kelimeleri bana göndermenizi, belli bir hacme ulaştığında bunları ilgilenecek bir yayınevine teklif etmeyi düşünüyorum. sözlüğün ismi şimdilik bu: uydurulmuşlar. sözlüğe isim olsun diye uydurduğum bir kelime var aslında ama şimdilik açıklamaya gerek yok. daha sonra tüm sözlük yazarlarının katılımıyla gerekiyorsa bir isim belirlemek daha doğru görünüyor.

bu sözlük hazırlama arzusu nasıl ortaya çıktı? yıllar önce otuz kırk kelime uydurup bunları bir metinde kullanmaya kalkmış çuvallamıştım. geçtiğimiz mayıs ayında çağlayan çevik ile sözlüklerden konuşurken yine aklıma geldi bu başarısızlığım. hatta ian edebiyat’ın sözlük sayısı için metni yeniden ele almayı düşündüm. uydurduğum kelimeleri kullanarak ortaya çıkardığım metin hiç de insan içine çıkacak gibi görünmedi. en az iki yüz fiilin, farklı türlerden beş yüz kelimenin yer aldığı bir uydurma sözlük ortaya çıkarmadan, uydurulmuş kelimelerin kullanıldığı esaslı bir kurmacanın ortaya çıkamayacağını gördüm.

birkaç gün önce twitter’da abdullah başaran’ın dürtmesiyle uydurduğum birkaç kelimeyi paylaştım. genel olarak bu uydurulmuş kelimelerin beğenildiğini, başka kullanıcıların da kendi uydurdukları çok güzel kelimeleri paylaştığını gördüm. sevindim. bizim ülkemizde “uydurmak” hoş şeyler çağrıştırmaz. yalancılıkla eş tutulur çoğu zaman. buna kulak asmaya gerek yok.
türkçe bilen tüm insanların, bilhassa kurmaca yazarlarının, dilbilimcilerin, şairlerin katılımına açık ve muhtaç bir kurmaca sözlük için daha fazla beklemeye gerek yok. aşağıdaki e-posta adresine biyografinizle birlikte word dosyası olarak gönderin uydurduğunuz kelimeleri. uydurulmussozlukler@outlook.com

uydurduğum on kelimeyi yazarak herkesin fikir sahibi olmasını istiyorum.

kırıngıl: cam şişe içinde çalkalanan buzun suyla hemhal olması sonucu ortaya çıkan serinletici bir yaz içeceği, limonla tatlandırın.
falastor: tanımlama zorluğu çektiği her şeyi sadece ‘şey’ kelimesi ile işaret eden çok geveze kişi. kelime hazinesinin fakirliği nispetinde gevezeliğin arttığı görülmüştür.
zargoban: yürürken karşıdan gelen insanlara özellikle çarparak geçen, bunu bir tür üstünlük alameti sanan kişi. dayaklıktır.
havşılgamak: hapşırığını tutmaya çalışırken başarısız olup düşmek. bundan zevk alanlara da ‘tomaşkan’ denir.
komalangalı: bulunduğu ortama uyum sağlayamayan, yabancılığı aşikar kişi. şehirdeki yabani, diye niteleyen sözlükçüler de olmuştur.
gemazenbar: sırf gizlice bilgisayar oyunu oynamak için bir kadına yalan söylemekten zevk alan erkek.
şangırbah: yeni tabak, bardak almak için eskilerini bilerek ve iştiyakla kıran ve bundan aldığı zevki itinayla gizleyen kadın.
şekeleklenmek: akıllı telefona bakarak yürürken yerdeki bir nesneye takılıp, dengeyi kaybederek düşmenin eşiğine gelmek.
zagorfenk: pantolon paçalarını çizme içine rahatça girsin diye darlaştıran ya da paçası böyle pantolonları tercih eden kadın.
padarama: parasızlık yüzünden evlenemeyen erkeklerin yazdığı damat olamama durumunu anlatan epik şiir türü.

*abdullah başaran’ın twitter’dan yaptığı çağrı.

 

 

 

 

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın