İntiharlar Şirketten, Suicide Bus

Takeshi Kitano’nun film ofisinden çıkmış bir film Ikinai ya da daha mânâlı gelen ismiyle Suicide Bus. İntihar ve Japon kavramları bir araya gelince, balıklama pozisyonu alan goresever seyirci, hemen heyecan yapmasın ama. Filmin gore ile ya da korku ile hiçbir bağlantısı yok.

Takeshi Kitano’nun yönetmen yardımcılığını yapmış bir ismin elinden çıkmış Ikinai. Hiroshi Shimizu’nun aynı zamanda 1998’de yönettiği ilk filmi. Zaten bundan başka 2002 yılında çektiği bir film daha var. Hepsi o kadar. Filmin yönetmeni kadar senaryosunu yazan ismin de önemi var. Stand-up’çı, aktör, yazar ve Kitano ofisinin üyesi Dankan tarafından senaryosu yazılan film, sanırım tam da bu sebeple, bende filmden ziyade bir skeç izliyormuşum havası yarattı. Yine de bu durumu olumsuz bir özellik olarak söylemediğimi belirtmeliyim.

Bu bir kara komedi. Orta yaş ve üstündeki bir grup adamın, ailelerini refaha, yani paraya kavuşturmak için kendi yaşamlarından feragat etmelerinin olaylaştırılmış hikâyesi. Dankan tarafından canlandırılan Aragaki’nin organizasyonuyla, yılbaşı öncesi bir tur otobüsüyle kendi ölümlerine doğru yola çıkar adamlar. Amaç, daha önceden planlanan yerde otobüsün kaza yapması ve kendi ölümlerine karşılık, sigorta parasının ailelerine aktarılması.

Kimisi borç içinde yüzen, kimisi artık çocuklarının masraflarını karşılayamayacak düzeye gelen beyaz yakalı bir grup adamın Sunshine (Günışığı) şirketiyle çıktıkları ölüm yolculukları, henüz hayatının baharında bir genç kızın tura katılmasıyla sekteye uğrar. Grup, sigortadan para alabilmek için ölümlerine kaza süsü vermek zorundadır. Fakat aralarına katılan hayat dolu genç kızın, yani bir masumun ölümüne sebep olmak konusunda kendi kararlarından vazgeçmek pahasına ikileme düşerler. Yalnız ölümle kendi kurallarını koyarak oynayan grubun gözden kaçırdığı bir nokta vardır ki; o da hayatın kendi kurallarıyla oynamasıdır.

Suicide Bus, bütün o durağanlığıyla oldukça tipik bir Japon filmi. Ancak sabırla filmi sonuna kadar izleyenlerin tad alabileceği ve belki de yalnızca finalde istemdışı gülmeye neden olacak türde bir kara komedi. Zaten Kitano ofisinden çıkmış olduğunu başta belirttiğimizden dolayı, Kitano’ya yabancı olmayanların pek garipsemeyeceği bir stili olduğunu söylemek olası.

 Yönetmen: Hiroshi Shimizu  Senaryo: Dankan Oyuncular: Dankan, Nanako Okochi, Toshinori Omi, Ippei Souda, Yapım: 1998, Japonya, 100 dk.

Tuğba Keleş, tersninja

İzdiham

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın