Rıdvan Ünal, Şizofren Öyküler Oda ve Çocuk

 

 

 

Rıdvan Ünal’ın İzdiham’daki ilk yazısı. Normalleşme süreci bitmiştir.

 

 

 

VOLUME I

Tanrım, dedi çocuk. Tanrım, ellerimi bir kez daha tutar mısın?

Odanın içerisinde göz gözü görmez bir karanlık ve sessizlik hâkimdi bu soru, bu istek sonrasında. Boğucu ve bunaltıcı bir sessizlik… Çocuğun, tanrı ile olan ilişkisi bu soru üzerinden yürüyecekti artık. Eğer ki sorular cevaplanırsa, bu çocuk için tanrıya doğru atılmış bir köprü daha demekti. Dış dünyaya tamamen kapalı olan bu odada yalnız tanrıya ve kendisine yer vardı ve özellikle bu odayı onun için bu kadar dar yapmıştı.

Dekoru kaplayan sessizlik ve karanlığın içinde çocuk sorusunu bir kez daha yineledi:

-Tanrım, ellerimi tutar mısın?

Yüzbinlerce insanı etrafında toplamış ve bu güruha bir mucize göstermeye çalışan bir peygamber gibi hissetti kendini. Başarısız bir peygamber olamazdı lakin içinde hissettiği bu saçma yalnızlığı başka nasıl tarif edebilirdi ki?

Kendisine ispatlayamamış bir şeyi başkasına nasıl delil gösterebilirdi ki? Hoş bu durum ispatla anlatılacak bir mevzuda değil. Evet, daha önce Tanrı elini tutmuştu. Çünkü daha önce elleri sıcaktı, sıcacıktı; tanrısından bu elleri tutmasını istediğinde.

Odanın tüm köşelerinden sesler duymaya başladığında kalbinin tam orta yerinden çıkmış bir alev topuyla birlikte heyecanlandığını hissetti, çocuk. Vücudunu ateş basmıştı. Fakat elleri hala buz gibiydi.

Yatağına uzanmak istedi. Hırpalanmış hissediyordu kendini, mahcup olmuştu.

İlk defa dışarıdaki rüzgâr sesini odasından işitti, çocuk. Şaşılacak bir şeydi, çünkü bu oda yalnız üç varlığın içine sığabileceği kadar dardı yâda geniş. Tanrısı, kendisi ve karanlığın sessizliği dışında hiçbir kavram bu oda da yer edinememişti ve hatta sığamazdılar.

Çocuk ayakta durmakta zorlanıyordu. Karanlıkta düşmemek için el yordamıyla duvarlara tutuna tutuna yatağına ilerledi. Elleri hala buz gibiydi.

Ses, dedi çocuk sonra ekledi: Bu rüzgârın değil tanrının sesi olmalı. Kesinle evet bu tanrının sesiydi! Çünkü elimi tutmadı, çünkü konuşmak istedi benimle…

Nihayet yatağına girdiğinde göz kapakları ağır ağır kapanmaya başlamıştı. Tanrının elini tutmadığını düşünmesinden ziyade onunla konuştuğuna inanmasının sevinciyle gözlerini kapadı.

VOLUME II

Tanrı, odanın bir köşesinde, dört köşesinde, her köşesinde hatta köşe olmayan herşeyin köşesinde çocuğu izliyordu. Çocuğun göz kapaklarının ağır ağır inmesine müsaade etti ve çocuğun ruhunu geçici bir süreliğine aldı.

Tanrı, çocuğun elini tutmuştu oysa. Tanrı, çocuğa duvar olmuştu, yolunu düşmeden bulmuştu karanlıkta. Tanrı odadan çıkarken, kendini bıraktı odada.

VOLUME III

Karanlığın Sessizliği, çocuğun kulağına bir şeyler fısıldamaya başladı o esnada. Çocuğun alnında iyiden iyiye biriken ter damlacıkları daha da artıyordu. Çocuk uykusunda bir o tarafa bir diğer tarafa dönerken Karanlığın Sessizliği sesini iyice yükseltmiş ve dışarıdan gelen sesler daha bariz şekilde duyulmaya, anlaşılmaya başlamıştı.

Çocuk dışardan gelen sese rüzgar demişti oysa bir kadın ve bir adam ağlıyordu.

Çocuk uyanmaya çalışıyordu, Karanlığın Sessizliği fısıldıyordu.
Çocuk uyanmaya çalıştıkça Karanlığın Sessizliği bağırmaya başladı.
Ve bir kadın ve bir adam ağlıyordu.

Ve Tanrı geçici bir süreliğine aldığı ruhu geri verdi.

Çocuk uyandı

Rıdvan ÜNAL
dip_notta_hayat@hotmail.com

İzdiham

 



Rıdvan Ünal, Şizofren Öyküler Oda ve Çocuk

Editor:  »  2037 yazısı bulunmaktadır..

Yorumlar

Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.



İzdiham'dan istediğiniz yazıyı alıp, izinsiz kullanabilirsiniz. Link vermek zorunda değilsiniz. Çünkü umrumuzda değil ve değilsiniz!