<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İzdiham</title>
	<atom:link href="http://www.izdiham.com/index.php/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.izdiham.com</link>
	<description>Hepimiz Ölecek Yaştayız!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 22:50:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Thomas Bernhard, Beton</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/thomas-bernhard-beton</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/thomas-bernhard-beton#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 22:50:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Bernhard]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12054</guid>
		<description><![CDATA[      Erman Toroğlu&#8217;nun büyüyünce kabzımal  olacağı belliydi, Bernhard&#8217;ın yazar.     Dünya en korkunç savaşları onlara hükmedenlerin hayvan sevgisine borçludur. * Öte yandan durumumuz ne olursa olsun yapmak istediğimiz şeyi yapmalıyız, yolculuk yapmak istiyorsak yolculuk yapmalıyız, en kötü durumda bile olsak aldırmamalıyız, hele ki en kötü durumdaysak hiç aldırmamalıyız, çünkü o zaman yolculuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter" title="Thomas Bernhard" src="http://kirmizibisiklet.files.wordpress.com/2012/05/thomas-bernhard.jpg?w=490&amp;h=346" alt="" width="490" height="346" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Erman Toroğlu&#8217;nun büyüyünce kabzımal  olacağı belliydi, Bernhard&#8217;ın yazar.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12054"></span></p>
<p>Dünya en korkunç savaşları onlara hükmedenlerin hayvan sevgisine borçludur.</p>
<p>*</p>
<p>Öte yandan durumumuz ne olursa olsun yapmak istediğimiz şeyi yapmalıyız, yolculuk yapmak istiyorsak yolculuk yapmalıyız, en kötü durumda bile olsak aldırmamalıyız, hele ki en kötü durumdaysak hiç aldırmamalıyız, çünkü o zaman yolculuk yapsak da yapmasak da kaybolmuşuz demektir, istenen ve hiçbir şeyin özlenmediği gibi özlenen yolculuğu yapıp ölmek bu istek ve bu özlem içinde boğulup kalmaktan daha iyidir.</p>
<p>*</p>
<p>Herkes yolculuğa çıkarken çok giysi alma hatasını yapar ve deli gibi yük taşır, sonuçta biraz akıllı iseler o yerde hep aynı şeyi giyerler.</p>
<p>*</p>
<p>Sevdiğimiz bir insanı kaybettiğimizde, hiç değilse ona ait bir giysiyi, kaybettiğimiz kişinin kokusunu giyside aldığımız sürece tutarız ve gerçekten de kendi ölümümüze kadar tutarız, çünkü onun kokusunu bu giysinin bugüne taşıdığına inanırız her ne kadar çoktandır artık yalnızca bir hayal olsa da.</p>
<p>*</p>
<p>İnsanlar bana modaya uygun ya da o iğrenç sözcük <em>modern</em> yerine eski moda diyedursunlar. İnsanların ne düşündüğüne son derece az değer verdim, çünkü en sert biçimde kendi düşüncemle ilgili oldum hep ve bu yüzden insanların ne düşündüğüne ayıracak zamanım olmadı, bunlara aldırmadım, bugün de aldırmıyorum ve hiçbir zaman da aldırmayacağım. İnsanların ne söylediği beni ilgilendiriyor, ama her şeyden önce asla ciddiye alınamaz.</p>
<p>*</p>
<p>Hamalların soyu tükendi. Herkes istediği gibi kendi eşyasını taşısın. Dünya birkaç derece daha soğudu, kaç derece olduğunu tam olarak hesaplayacak değilim, insanlar çok daha merhametsiz ve saygısız oldular.</p>
<p>*</p>
<p>Herkes yaşamak ister, hiç kimse ölmek istemez, bunun dışında her şey yalandır.</p>
<p>*</p>
<p>Dehşetle tanık olduğum üzere insanlar sabah saat dokuzda gelip duşun altına girip tenis oynamaya koşuyorlar, düşüp ölüyorlar ve öğleden sonra saat ikide mezarlıkta oluyorlar.</p>
<p>*</p>
<p>…nerede gömüleceğim fark etmez diye düşünmüş olmama rağmen, <em>burada</em> gömülmek istemem diye düşündüm.</p>
<p>Gerçekten de biz bizden <em>daha</em> mutsuz olan bir insanın yanında hemen düzeliyoruz. Ve hastalığımız, hem de ölümcül hastalığımız bile bir anlam taşımıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Thomas Bernhard</strong></p>
<p><strong>İzdiham</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/thomas-bernhard-beton/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeyma Aydın, Tanrısal Dokuyucu</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/seyma-aydin-tanrisal-dokuyucu</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/seyma-aydin-tanrisal-dokuyucu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 22:20:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12051</guid>
		<description><![CDATA[      Şiirin adı kötüye çıkacak. &#160;   - püüp püp&#8217;e içimden yazma isteği dışında kara kara kıl geliyor içimden dünya donu ~değil bir vaah vah da da yanlışlıkla anne yaa ya bir dal sarkarken bana şaka şaka hayat baba kızına cellat ve toruna hamile beyin ne dese naftalin. ebedir bir ağız dolusu susmuktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter" src="http://a5.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/563060_216349758477457_100003073038161_332783_436565459_n.jpg" alt="" width="291" height="375" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şiirin adı kötüye çıkacak.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p> <img title="Daha fazla..." src="http://www.izdiham.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span id="more-12051"></span></p>
<p><img title="Daha fazla..." src="http://www.izdiham.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
<p><strong>- püüp püp&#8217;e</strong></p>
<p>içimden yazma isteği dışında<br />
kara kara kıl geliyor içimden<br />
dünya donu ~değil bir vaah vah<br />
da da yanlışlıkla anne yaa ya<br />
bir dal sarkarken bana şaka şaka<br />
hayat baba kızına cellat ve<br />
toruna hamile beyin ne dese naftalin.</p>
<p>ebedir bir ağız dolusu susmuktan<br />
konuşma orucu da bozuldu tüüh tüh<br />
ki burada ki ben değil o&#8217;dur kiki ki<br />
anlatanın sessizliğine vurgunum gibi,<br />
bu da allahsal eşşeyoğlu eşey<br />
kızarsam çarpar diye konuşamazdık<br />
ki: burada topluca susuş okuyoruz okuyucu</p>
<p>ssssssssssssssssssssssssssssssssssssss<br />
ssssssssssssssssssssssssssssssssssssss</p>
<p>beğenmiyorum hiç beğenmedim bunu<br />
fazla içtenlikten mi karardı ses telleri hıırt hırt<br />
istenmeyen yaşama bitkisel hayat<br />
gibi geçinir gideriz enayimtırak yorgan ile?<br />
açıklama olup öyleyken böyleydi de sen<br />
güzel şey bekleyecek pek değil gibisin<br />
avutmak için karşıt tepkisizlik ki bu ki<br />
o olmadı hiç iş ha hayırlı ha iş hiç olmadı o<br />
şimdi ölsem kaybım bu<br />
şimdi olsam kazanç<br />
elde var bir yok</p>
<p>susususususususususususususususususus<br />
sadecebensadekonuşabilirimburadayoksus</p>
<p>şiir tırnağından uzarken<br />
içselleştirip kestim sesi ben: ki<br />
susulduğu üzere tokatlanan insan<br />
olmayan person ne yapsın?<br />
bir person bir persona personelken<br />
sağ ele solu sola sağ eli verdiler<br />
ve her davalardan vazgeçtim: şerefsizm<br />
bunlar derin mevzular canım sen bunlara boş ver</p>
<p>boşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboş<br />
boşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboşboş</p>
<p>peki iki komşusu tokken aç yatan kimdendi?<br />
bir adalet sizleşiyor öz-bebeklerimde<br />
(= eşitlik = eşittire eşittire bozdu )<br />
bu da neyin ne&#8217;si işte.</p>
<p>şimdi herkes anlıyor tanrı bela mı<br />
ve kafa sallıyor ağlamadığım yerlerimden<br />
oturamadığım bilemediğim göremedim<br />
buna olmayalanmış bir-iki ruh<br />
yeni ve soyut ve yalan üzerime<br />
ki hiç de gizli değil hem de çok versin</p>
<p>- unutma &#8211; ki &#8211; bir Şey sözü &#8211; elbet de yalandı<br />
(?)-nokta.lama -iş- -ar- -etlerim-de -(?)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Şeyma Aydın</strong></p>
<p><strong>İzdiham</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/seyma-aydin-tanrisal-dokuyucu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ersin Gündoğdu, Kib Aey By By</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/ersin-gundogdu-kib-aey-by-by</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/ersin-gundogdu-kib-aey-by-by#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 21:45:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ersin Gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12036</guid>
		<description><![CDATA[      Ersin Gündoğdu&#8217;dan imlasız yazılar.     Slm nbr? İyi sendn? İyi ben de… bunu neden yazdım aslında? ne önemi var yazmış bulunmaktayım… geçenlerde ilk yazımı yazmış koltuğumda tabiri caizse donla otuyorum.. aziz facebookuma bir mesaj geldi bir yazar ağabeyimiz utanmıyormusun bizim yazı dilimizi kullanıp imla kurallarına uymamaya diyerek beni azarlarcasına bana bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignnone aligncenter" src="http://a8.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc7/p480x480/301846_3951355628113_1406815127_3417442_307207767_n.jpg" alt="" width="395" height="323" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ersin Gündoğdu&#8217;dan imlasız yazılar. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12036"></span><strong></strong></p>
<p style="text-align: left;">Slm nbr? İyi sendn? İyi ben de…</p>
<p style="text-align: left;">bunu neden yazdım aslında? ne önemi var yazmış bulunmaktayım…</p>
<p style="text-align: left;">geçenlerde ilk yazımı yazmış koltuğumda tabiri caizse donla otuyorum.. aziz facebookuma bir mesaj geldi bir yazar ağabeyimiz utanmıyormusun bizim yazı dilimizi kullanıp imla kurallarına uymamaya diyerek beni azarlarcasına bana bir mail attı.duraksadım neye uğradımı şaşırdım ve sigaramdan bir duman alıp klavyeye döktürmeye başladım nasl döktürdümüde söliyimde yandan yandan yukardan aşağıya ohhhh..neyse efendim bende hemen ne olmuşki üstad ne yani tapulu malınızmı afedersiniz dedim…</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;">hep size mi kapitalist düzen lan demek istedim ama diyemedim…</p>
<p style="text-align: left;">bana mesaj olarak varan biiir ki ayrı değil varan iki afedersiniz değil affedersiniz felan dedi bende gülmeye başladım…vay be dedim kendi kendime ben neymişim be abi bir yazı yazdım aldığım eleştriye bakarmısın?&#8230;neyse tam bu esnada ilham perim geldi misafirliğe nber naıslsından sonra çay koyim içermiyiz dedim tabi kanka dedi…</p>
<p style="text-align: left;">çayı koydum daldık ilham perisiyle sohbete anlattı bana ersin dedi senin dedi neyine olum dedi yazı yazmak sen çizer adamsın dedi..</p>
<p style="text-align: left;">duraksadım ne yani banane dedim bende insanım neyim eksikki yazardan dedim..günümüzde artık fotograf makinesini alan fotografçı fotoşp bilen grafiker kafa çizen karikarst bende fularımı gözlüğümü takmadan imla kurallarına uymadan yazı yazıcam abi dedim.ben ersin karikatürst ersin her meslek dalından 250 gram tadımlık alan adamım ben dedim.</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;">bu esnada çay fokurdamaya ve taşmaya başladı ilham perisine dedimki işte ben böle biriyim belki çok kültürlü çok entelektüel biri değilim ama kabıma sığmıycak kadar huysuz aksi sempatiğim son olarak şey dicem hafız sana dedim ve başladım yazıya gelince güzel nacizane Türkçe kurallarına uyan bu ınsanlar facebkta çağımızın getirdği gibi kısaltarak yazıyor ya bu 2 yuzluluk değilde nedir dedim .afalladı ve yokoldu…efendim bana ayrılmış satırın sonuna gelmiş bulunmaktayım yayında emeği bulunan klavye sigara ve ilham perisine teşkkürler esenlikle kalın.bu yazıdan istediğiniz bütün anlamları çıkartabılırsınız…</p>
<p style="text-align: left;">kib aeo by by</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;">ismi lazm değil</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ersin Gündoğdu</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İzdiham</strong></p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/ersin-gundogdu-kib-aey-by-by/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metin Eloğlu, Ayşemayşe</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/metin-eloglu-aysemayse</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/metin-eloglu-aysemayse#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Eloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[ayşemayşe]]></category>
		<category><![CDATA[metin eloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[metin eloğlu şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12033</guid>
		<description><![CDATA[      Ayşemayşe ne güzel şiir değil mi Tarık?     Tüyü bitmemiş yetimliğimde miydin neydin, oysa babam yine sağ Ama adın Ayşe´ydi, ya da ayşemayşeydi ki Seni sırtımda bir küfe ana-kız gibi sevdim Değdim de denebilir &#8211; bakışıyorduk ya - Kış aksırığı hohlanmış ellerine Sonra senler bir başıboşluğa tüydü gitti Çalpara eteklerin çapraz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img id="il_fi" class="aligncenter" src="http://hertaraf.net/wp-content/uploads/2009/09/metin-1.jpg" alt="" width="500" height="345" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ayşemayşe ne güzel şiir değil mi Tarık?</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12033"></span></p>
<p style="text-align: left;">Tüyü bitmemiş yetimliğimde miydin neydin, oysa babam yine sağ<br />
Ama adın Ayşe´ydi, ya da ayşemayşeydi ki<br />
Seni sırtımda bir küfe ana-kız gibi sevdim<br />
Değdim de denebilir &#8211; bakışıyorduk ya -<br />
Kış aksırığı hohlanmış ellerine</p>
<p>Sonra senler bir başıboşluğa tüydü gitti<br />
Çalpara eteklerin çapraz ellerimde<br />
Sen de öyle mi yap dedim kendi kendime<br />
Coş savrul koşukoşuver esri<br />
- Ne haddime? -<br />
Ne haddime mi</p>
<p>Oh, her çimdik morartısına indiğimde<br />
Bir dişi çukur &#8211; çıkmak belki de -<br />
Basamaklar noksandı hep<br />
Tabanlarımla merdiven içiçe<br />
Yepyeni bir göz takınıyordum tez<br />
Senin senden önceni görmeyesiye<br />
Adın Ayşe miydi, ayşemayşe miydi ne</p>
<p>Kıraça daldım çok, kireç kerpiçe som buğday ekercesine<br />
Yufkayı un-ufak edercesine, ne ki en acıkımlık<br />
Gölgesinde bir leş yatırın çınarına ilk balta bu sevi<br />
İçi vıyıl vıyıl kurt, o da bir çeşni<br />
Ama kıç cebinde hep o yassı şişe<br />
İlle seni övdüm seni bildim seni sevdim yaşadım<br />
Yani bir gidişat ki pırnakıl bencesine<br />
Herkese duyur emi<br />
Ötesi tüm ayşemayşe</p>
<p>Ha, bir de dulun penceresine tırmanmıştım yaz serinliğinde<br />
İbrişim dokurcasına keten kenevir yerine<br />
Ah ödünç Ayşe, ah yaşamın eğirdiği kıvrak yün<br />
Kâh kendini didiklercesine edindiğim büklüm filoş<br />
Dur, tâ gitme<br />
Bülûğ gövdede bir yanı gevşek örgüm<br />
Varını nakışlarcasına mıydı beni sevmen<br />
Alı al molu mor kilimler saçağında<br />
Bir azman çiçek gibi bükülmezliğimde, hoş<br />
Dipdiri sırmayı tiftikleyip de püskül kılmacasına<br />
Sımsıcak, yorgan-döşek, bitirim</p>
<p>Maraş´ları Muş´ları hep geze geze<br />
İstanbul´dan hiç mi hiç çıkmadım<br />
Nice senler saysam yol boyunca sevdiğim<br />
Tepeden tırnağa ayşemayşe</p>
<p>Sana bağdaş kuruşlarım mı? tuzuyaş´ın biriydim<br />
Hep o ben yaşımda<br />
İster şuydun de, ister buydun; doğrusu Metin<br />
Eh, bana bir türkü şimdi, ilki Karacaoğlan´dan</p>
<p>Hasan yanım hâlâ çocuk tâ Alamanya´larda</p>
<p>Özetliyeyim mi?<br />
Bu bir sevi tınazı<br />
Ve de ben kırık-dökük bir yaba.</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"><strong>Metin Eloğlu</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İzdiham</strong></p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/metin-eloglu-aysemayse/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Léo Ferré, Avec Le Temps</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/leo-ferre-avec-le-temps</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/leo-ferre-avec-le-temps#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 05:36:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Avec Le Temps]]></category>
		<category><![CDATA[Léo Ferré]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12030</guid>
		<description><![CDATA[      Şiir ve şarkı iç içe geçmiştir.     Zamanla, Geçer, her şey geçip gider, zamanla Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir ve bu çok iyidir Zamanla Geçer, her şey geçip gider, zamanla, Taptığımız öteki, yağmur altında aradığımız Bir bakışının etrafında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img id="il_fi" class="aligncenter" src="http://images.music-story.com/img/album_L_400/leo-ferre-avec-le-temps-l-adieu-single.jpg" alt="" width="400" height="400" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şiir ve şarkı iç içe geçmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12030"></span></p>
<p>Zamanla,<br />
Geçer, her şey geçip gider, zamanla<br />
Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz<br />
Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz<br />
Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir ve bu çok iyidir<br />
Zamanla</p>
<p>Geçer, her şey geçip gider, zamanla,<br />
Taptığımız öteki, yağmur altında aradığımız<br />
Bir bakışının etrafında köle olduğumuz öteki<br />
Arasında satırların , kelimelerin<br />
Ve altında, bu gece çekip gidecek boyalı bir yeminin<br />
Her şey görünmez olur, zamanla</p>
<p>Zamanla<br />
Geçer, her şey geçip gider zamanla<br />
En güzel anılar gibi, dilinden düşmeyenlerden birisidir<br />
Galeri Farfouille’de ,ölüler kısmında<br />
Cumartesi gecesi şefkat alıp başını yapayalnız gittiğinde<br />
Zamanla</p>
<p>Geçer, her şey geçip gider zamanla<br />
Bir rom için, bir hiç için inandığımız öteki<br />
Rüzgar ve mücevherler verdiğimiz öteki<br />
Birkaç aşağılık şey uğruna ruhunu satan için<br />
Neyin karşısında çabalıyorduk, çabalayan köpekler gibi<br />
Geçer, her şey iyi olur zamanla</p>
<p>Zamanla<br />
Geçer, her şey geçip gider zamanla<br />
Unuturuz tutkuları ve sesleri unuturuz<br />
Size yoksul insanların sözcüklerini en düşük sesle söyleyenleri<br />
Fazla gecikmeyen, her seyden önemlisi fark etmeyen soğuğu<br />
Zamanla</p>
<p>Geçer, her şey geçip gider zamanla<br />
Ve çatlamak üzere olan atlar gibi beyazlamış hissederiz<br />
Ve kaderin yatağında buz tutmuş gibi hissederiz<br />
Ve belki yapayalnız ama kederli hissederiz<br />
Ve kayıp yıllarla yanıldığımızı hissederiz<br />
Demek ki gerçekten<br />
Sevilmeyiz artık, zamanla</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Léo Ferré</strong></p>
<p><strong>İzdiham</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/leo-ferre-avec-le-temps/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duvar Dergisi Çıktı</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/duvar-dergisi-cikti</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/duvar-dergisi-cikti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 21:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ali aydemir]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ülken]]></category>
		<category><![CDATA[Bilal Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[davut yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Enis Akın]]></category>
		<category><![CDATA[Enis Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[Ergin Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Toprak]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Kaygalak]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Kahyaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Göreçki]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick Kavanagh]]></category>
		<category><![CDATA[Süreyyya Evren]]></category>
		<category><![CDATA[Zekeriyya Muhammed]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12025</guid>
		<description><![CDATA[      Duvar çıktı.     Duvar edebiyat dergisinin Mayıs-Haziran 2012 tarihli ikinci sayısı çıktı. &#160; Derginin bu sayısı Saadat Hasan Manto’nun başyapıtı olarak kabul edilen Toba Tek Singh’in çevirisiyle başlıyor. Hikaye, 1947 yılındaki Hindistan-Pakistan bölünmesi sonrasında “delilerin mübadelesi”ni konu ediniyor. Tarık Ali de “Saadat Hasan Manto’yu hatırlamak” başlıklı yazısında hem Urdu edebiyatının önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter" src="http://4.bp.blogspot.com/-l8Q4Xk4epGM/T6pxgXgy7iI/AAAAAAAAA5k/R2cDAquD_3I/s1600/DuvarEdebiyatDergisi-Sayi2-MayisHaziran2012.png" alt="" width="315" height="411" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Duvar çıktı.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12025"></span></p>
<p>Duvar edebiyat dergisinin Mayıs-Haziran 2012 tarihli ikinci sayısı çıktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Derginin bu sayısı Saadat Hasan Manto’nun başyapıtı olarak kabul edilen Toba Tek Singh’in çevirisiyle başlıyor. Hikaye, 1947 yılındaki Hindistan-Pakistan bölünmesi sonrasında “delilerin mübadelesi”ni konu ediniyor. Tarık Ali de “Saadat Hasan Manto’yu hatırlamak” başlıklı yazısında hem Urdu edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Manto’nun hikayeciliğine hem de onun başyapıtı Toba Tek Singh’in önemine dikkat çekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mayıs sayısında Ergin Günçe’nin “Cemile Hanıma son gelen fotoğraflar” adlı şiirine konu olan fotoğraflar günışığına çıkarılıyor. Demir Küçükaydın fotoğrafların hikayesini anlatırken, fotoğraflarda yer alan kişilerden biri olan Ertuğrul Kürkçü Duvar’ın konuya ilişkin sorularını yanıtlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu sayıda ayrıca Akif Kurtuluş&#8217;un yakında yayınlanacak olan “Marcos’un Yolculuğu” adlı romanından bir bölüm okuyucularla paylaşılıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>16-Mart-1 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen “ZAMANAŞIMI” sergisi derginin bir diğer konusunu oluşturuyor. Dergide Emre Zeytinoğlu’nun sergi katalogunda yer alan “İlerlemenin kutsallığı ve zorbalığı” başlıklı yazısına yer veriliyor. Zeytinoğlu, ilerleme söylemini irdelerken özellikle günümüz Türkiye’sine göndermelerde bulunarak şunları söylüyor: “Kemal Türkler ve Hrant Dink cinayetleri, Sivas ve 16 Mart katliamlarının vb. faillerinin devletin üst seviyelerine hızla tırmanmaları, yakın zamanda bunlar hakkında açılan davaların düşmesi, davaların yeniden açılması yönünde gösterilen çabaların asla gerekli sonuçlara ulaşamaması ve söz konusu davaların ‘zaman aşımı’ sınırına gelip dayanması, toplumun belleğinin yanında ona işlerlik kazandıran mekanizmaların da manipülasyona maruz kaldığını gösteriyor bize.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Enis Akın, “Ah Muhsin Ünlü: Annesinin ihanetine uğrayan şiir” başlıklı yazısında “Gidiyorum bu” adlı şiir kitabıyla kült haline gelen Ah Muhsin Ünlü’nun şiirlerini “annesizlik” meselesi etrafında yorumlayarak şunu soruyor: “Onun şiirde elbette ‘kişisel mesele’ olarak ortaya koyduğu ‘anne’yi, 1980’lerde toplu olarak annesi tarafından ihanete uğramış bir Türkiye’yle paralel okuyabilir miyiz?”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ali Çakmak’ın “Ütopyayı göstermeyen harita” başlıklı yazısı geçtiğimiz aylarda hayata veda eden Amerikalı gazeteci Christopher Hitchens üzerinde duruyor. Türkiye’de bazı gazetecilerin “benim kahramanım” dediği Hitchens’in savaşı destekleyen, iliştirilmiş bir gazeteci olduğunu yazan Çakmak, onun Amerika’yı saran İslamofobiyi körüklediğini ve savaş lobisinin olanaklarından yararlanarak popülerliğini ve medyadaki görünürlüğünü artırdığını söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Duvar’ın ikinci sayısında “Duvar’a Mektup&#8221; başlıklı yeni bir bölüm var. Bu bölümde İzzet Yasar ve Baki Ayhan T.’nin Duvar’ın birinci sayısında yayımlanan yazılara yönelik tepkileri yer alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dergide yer alan diğer yazılar: Antropolojik olarak güzel kadın &#8211; Ömer Şenel, Mutlu balon &#8211; Ömer F. Oyal, Ulus Baker ve belgesel sinemada “gerçeklik” &#8211; Ayşe Uslu, Bilgelik kibri üzerine sağlama ve sağaltma – Ali Dündar, Yolda &#8211; Murat Ertel. İtibar dergisinin bir değerlendirmesi yanı sıra Hayri K. Yetik ve Gül Abus’un hikayelerinin yer aldığı derginin bu sayısının şairlerini ise Ergin Günçe, Özgür Göreçki, Zekeriyya Muhammed, Metin Kaygalak, Enis Rıza, Bilal Çiftçi, Süreyyya Evren, Davut Yücel, Orhan Kahyaoğlu, Patrick Kavanagh, Halil Toprak, Ali Aydemir, Enis Akın, Ali Ülken ve Cuma Duymaz oluşturuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İzdiham</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/duvar-dergisi-cikti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balıklıgöl Şiir Akşamları</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/balikligol-siir-aksamlari</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/balikligol-siir-aksamlari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 20:26:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ayten mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[bejan matur]]></category>
		<category><![CDATA[Celal FEDAİ]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Habiboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Akçay]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin alemdar]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin peker]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Tezölmez]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[İlter Yeşilay]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet aycı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Kurtoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Payam]]></category>
		<category><![CDATA[Necdet Karasevda]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Özdal]]></category>
		<category><![CDATA[Özcan Ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Garip]]></category>
		<category><![CDATA[Şaban Abak]]></category>
		<category><![CDATA[sefa koyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[Sıtkı Caney]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12022</guid>
		<description><![CDATA[      Doğan Hızlan&#8217;ı da orada görmek isteriz. Mutlaka gitmeli. Şanlıurfa&#8217;da şiir festivali.     İlki 2005&#8242;te gerçekleştirilen, geçtiğimiz yıl Van Depremi nedeniyle ertelenen Balıklıgöl Şiir Akşamı bu kez sinema oyuncusu ve öykücü Nilüfer Açıkalın&#8216;ın sunumuyla 26 Mayıs 2012&#8242;de Şanlıurfa&#8217;da gerçekleşecek. &#160; Şanlıurfa Belediyesi ve Anadolu Yazarlar Birliği&#8217;nin öncülüğünde hayata geçirilecek Ulusal Şiir Akşamı&#8217;nın artık gelenekselleşmesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img id="il_fi" class="aligncenter" src="http://www.urfahayat.com/images/stories//siir22.jpg" alt="" width="471" height="316" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Doğan Hızlan&#8217;ı da orada görmek isteriz. Mutlaka gitmeli. Şanlıurfa&#8217;da şiir festivali.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12022"></span></p>
<p>İlki 2005&#8242;te gerçekleştirilen, geçtiğimiz yıl Van Depremi nedeniyle ertelenen <strong><em>Balıklıgöl Şiir Akşamı </em></strong>bu kez sinema oyuncusu ve öykücü <strong>Nilüfer Açıkalın</strong>&#8216;ın sunumuyla 26 Mayıs 2012&#8242;de Şanlıurfa&#8217;da gerçekleşecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şanlıurfa Belediyesi ve Anadolu Yazarlar Birliği&#8217;nin öncülüğünde hayata geçirilecek Ulusal Şiir Akşamı&#8217;nın artık gelenekselleşmesini gerektiği yönünde görüş bildiren Belediye Başkanı <strong>A. Eşref </strong><strong>Fakıbaba</strong> ve Anadolu Yazarlar Birliği Başkanı <strong>Necdet Karasevda,</strong> etkinliğe katılacak şairleri ve davetlileri ağırlamaktan büyük mutluluk duyacaklarını söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>26 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00&#8242;te &#8220;Değişen Medya Düzeninde Gazetelerin Kültür Sanat Ekleri ve Yaklaşımlar&#8221; adlı panelle açılışı yapılacak Ulusal Şiir Akşamı&#8217;na şu şairler katılacak: <strong>Bejan Matur, İhsan Deniz, Hüseyin Alemdar, Hüseyin Peker,</strong><strong>Necdet Karasevda, Nazım Payam, Ayten Mutlu, Mehmet Aycı, Mehmet Kurtoğlu, Recep Garip, Hasan Akçay, </strong><strong>Şaban Abak, Celâl Fedai, Sefa Koyuncu, Sıtkı Caney, İlter Yeşilay, İbrahim Tezölmez, Faruk Habiboğlu, </strong><strong>Nihat Özdal</strong> ve <strong>Özcan Ünlü.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p> Şairlerin katılımıyla aynı günün akşamı saat 20.30 şiir dinletisi gerçekleşecek, şair ve davetlilerin katılımıyla ise geleneksel Urfa Sıra Gecesi&#8217;nde şiirle türküler kaynaşacak. Programın sunucusu Nilüfer Açıkalan ayrıca, son iki öykü kitabı <em>Çıldırtan Öyküler</em> ve <em>Çakır Zamanlar</em>&#8216;ı okurlarına imzalayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Öyle işte&#8230;</strong></p>
<p><strong>İzdiham</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/balikligol-siir-aksamlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Umberto Eco, Jean Luc Godard Senaryosu</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/umberto-eco-jean-luc-godard-senaryosu</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/umberto-eco-jean-luc-godard-senaryosu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 21:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Umberto Eco]]></category>
		<category><![CDATA[cazgırlar]]></category>
		<category><![CDATA[gülün adı]]></category>
		<category><![CDATA[kerem alışık]]></category>
		<category><![CDATA[mehtap erel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12016</guid>
		<description><![CDATA[      Gülün Adı romanıyla dünyaca ünlenen İtalyan yazar Eco&#8217;dan.     Erkek gelir(a) ve bir rafinerinin(b) patlama sesi duyulur(c). Amerikalılar(d) sevişir(e). Bazukalı(f) yamyamlar(g) demiryoluna(h) ateş ederler(i). Kadın bir tüfekten(l) çıkan mermilerle delik deşik olmuş yere devrilir(n). Vincennes&#8217;e(o) çılgın bir süratle(p) gelen Cohn-Bendit(q) trene yetişir(r) ve konuşur(s). İki adam(t) kadını(u) öldürür. O Mao&#8217;nun(v) özdeyişlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img id="il_fi" class="aligncenter" src="http://www.italymag.co.uk/sites/mainfiles/umberto-eco1.jpg" alt="" width="505" height="320" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gülün Adı romanıyla dünyaca ünlenen İtalyan yazar Eco&#8217;dan.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12016"></span></p>
<p style="text-align: left;">Erkek gelir(a) ve bir rafinerinin(b) patlama sesi duyulur(c). Amerikalılar(d) sevişir(e). Bazukalı(f) yamyamlar(g) demiryoluna(h) ateş ederler(i). Kadın bir tüfekten(l) çıkan mermilerle delik deşik olmuş yere devrilir(n). Vincennes&#8217;e(o) çılgın bir süratle(p) gelen Cohn-Bendit(q) trene yetişir(r) ve konuşur(s). İki adam(t) kadını(u) öldürür. O Mao&#8217;nun(v) özdeyişlerini okur. Montesquieu(z) Diderot&#8217;ya(w) bir bomba(x) atar. Kendini öldürür(k). Sokakta Le Figaro(j) satar. Kızılderililer gelir(y).</p>
<p>- Değişkenler Anahtarı</p>
<p>a) Daha önceden oradadır ve Mao&#8217;nun özdeyişlerini okumaktadır. Süper otoyolda, çevresine saçılmış beyin parçaları ortasında yerde ölü yatmaktadır. Kendini öldürür. Bir kalabalığa uzun uzun konuşur. Cadde boyunca koşar. Bir pencereden dışarı sıçrar.</p>
<p>b) Bir anaokulu. Notre Dame. Komünist Parti Merkez Bürosu. Parlamento. Le Figaro bürosu. Elysee Sarayı. Paris.</p>
<p>c) Çevreye yayılır. Sıçrar. Küt diye çarpar. Tak-tak-tak. Mırıltılar.</p>
<p>d) Almanlar. Fransız paraşütçüler. Vietnamlılar. Araplar. İsrailliler. Polis.</p>
<p>e) Sevişmezler.</p>
<p>f) Yagatan. Le Figaro sayıları. Korsan kılıcı. Hafif makineli tüfek. Kırmızı boya kutuları. Turuncu boya kutuları. Siyah boya kutuları. Picasso resimleri. Küçük kızıl kitaplar. Resimli posta kartları.</p>
<p>g) Kızılderililer. Muhasebeciler kalabalığı. Karşıt komünistler. Çıldırmış kamyon şöförleri.</p>
<p>h) Elysee Sarayına. Nanterre Üniversitesi&#8217;ne. Piazza Navona&#8217;da. Bütün yol üzerinde.</p>
<p>i) Taş atarlar. Bombalar. Boş kırmızı, yeşil, mavi, sarı, siyah boya kutuları. Kaygan bir madde dökerler.</p>
<p>l) Yeni dünya ağacı.</p>
<p>m) Karnında açık bir yarayla. Ağzından sarı (kırmızı, mavi, siyah) boya kusarak. Voltaire&#8217;le sevişirken.</p>
<p>n) CIA ajanlarınca pencereden atılır. Paraşütçülerin cinsel saldırısına uğrar. Avusturalya yerlilerince öldürülür.</p>
<p>o) Nanterre. Flins. Bastille MEydanı. Clignanclourt. Venedik.</p>
<p>p) Sallanarak. Çok, çok yavaş. Arka zemin hareket ederken (geride gösterim) hareketsiz kalır.</p>
<p>q) Jacques Servan-Schreiber. Jean Paul Sartre. Pier Paolo Pasolini. D&#8217;Alembert.</p>
<p>r) Treni kaçırır. Bisikletle gider. Paten ayakkabılarıyla.</p>
<p>s) Gözyaşlarına boğulur. Viva Guevera diye bağırır.</p>
<p>t) Bir Kızılderili grubu.</p>
<p>u) Herkesi öldürür. Kimseyi öldürmez.</p>
<p>v) Brecht&#8217;den alıntılar. İnsan Hakları Beyannamesi. Saint-John Perse. Prens Korzybski. Eluard. Lo Sun. Charle Peguy. Rosa Luxemburg.</p>
<p>z) Diderot. Sade. Restif de la Bretonne. Pompideou.</p>
<p>w) Daniel Cohn-Bendit. Nixon. Madame de Sevigne. Voiture. Van Voght. Einstein.</p>
<p>x) Bir domates. Kırmızı (mavi, sarı, siyah) boya.</p>
<p>k) Uzaklaşır. Ötekilerin hepsini öldürür. Zafer Anıtına bir bomba atar. Bir elektronik beyni havaya uçurur. Çeşitli boya (sarı, yeşil, mavi, kırmızı, siyah) kutuları boşaltır yere.</p>
<p>j) Mao&#8217;nun özdeyişleri. Bir ta-tze-bao yazar. Pierre Emmanuel&#8217;den dizeler okur. Bir Chaplin filmi seyreder.</p>
<p>y) Paraşütçüler. Almanlar. Açlıktan ölmüş, kılıçlarını sallayan muhasebeci kalabalığı. Zırhlı arabalar. Pompidou ile birlikte Pier Paolo Pasolini. Bank Holiday trafiği. Kapı kapı dolaşıp ansiklopedi satan Diderot. Paten tahtaları üzerinde Marksist-Leninist birlik üyeleri.</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"><strong>Eco</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İzdiham</strong></p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/umberto-eco-jean-luc-godard-senaryosu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konstantin Kavafis, Ender</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/konstantin-kavafis-ender</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/konstantin-kavafis-ender#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 20:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konstantinos Kavafis]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[greece]]></category>
		<category><![CDATA[kavafis şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[konstantin kavafis]]></category>
		<category><![CDATA[yunan edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[yunanlı şairler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12011</guid>
		<description><![CDATA[      Yunanlı şair Kavafis&#8217;in Kentler şiirini okumadıysanız lütfen okuyun.     Yılların, azgınlıklarının yıprattığı, belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin ağır ağır yürüyor dar sokakta. Ama evine girer girmez, gizlemek için yaşının o acılı halini, düşünüyor içinde hala sönmeyen gençlik ateşini Şimdi onun şiirlerini okuyor delikanlılar. Onların gözlerinde canlanıyor onun düşleri. Onun hayal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img id="il_fi" class="aligncenter" src="http://4.bp.blogspot.com/-lCmIUvcr_04/Tu56UecevyI/AAAAAAAAAP8/niJzwqLt7ow/s1600/constantino-kavafis.jpeg" alt="" width="438" height="325" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yunanlı şair Kavafis&#8217;in Kentler şiirini okumadıysanız lütfen okuyun.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12011"></span></p>
<p style="text-align: left;">Yılların, azgınlıklarının<br />
yıprattığı,<br />
belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin<br />
ağır ağır yürüyor dar<br />
sokakta.<br />
Ama evine girer girmez, gizlemek için<br />
yaşının o acılı halini,<br />
düşünüyor<br />
içinde hala sönmeyen gençlik ateşini</p>
<p>Şimdi onun şiirlerini<br />
okuyor delikanlılar.<br />
Onların gözlerinde canlanıyor onun düşleri.<br />
Onun<br />
hayal ettiği güzellikte ürperiyor<br />
sağlıklı, şevket düşkünü beyinleri,</p>
<p>güzel biçimli, dipdiri bedenleri.</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kavafis</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İzdiham</strong></p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/konstantin-kavafis-ender/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk-İran Kültür Sanat ve  Şiirleri Konferansı</title>
		<link>http://www.izdiham.com/index.php/turk-iran-kultur-sanat-ve-siirleri-konferansi</link>
		<comments>http://www.izdiham.com/index.php/turk-iran-kultur-sanat-ve-siirleri-konferansi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 20:45:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>izdiham</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izdiham.com/?p=12007</guid>
		<description><![CDATA[      Türkiye, batıdan umarız uzaklaşıp esas topraklarına doğru yol alır. Bize batı değil, doğu gerek.     İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın ana sponsorluğunda ve Yunus Emre Enstitüsü ile İran Kültür ve İslami İlişkiler Kurumu’nun katkıları ile gerçekleştirilen sempozyum boyunca İstanbul’da Türk-İran kültür sanat ve şiiri konuşulacak…   Bugüne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter" src="http://www.ibb.gov.tr/sites/kultur/HaberResimleri/112/iran.jpg" alt="" width="551" height="253" border="0" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye, batıdan umarız uzaklaşıp esas topraklarına doğru yol alır. Bize batı değil, doğu gerek.</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-12007"></span></p>
<p style="text-align: left;">İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın ana sponsorluğunda ve Yunus Emre Enstitüsü ile İran Kültür ve İslami İlişkiler Kurumu’nun katkıları ile gerçekleştirilen sempozyum boyunca İstanbul’da Türk-İran kültür sanat ve şiiri konuşulacak…<br />
 </p>
<p>Bugüne kadar saklı kalmış ve ilk kez ele alınacak olan Türk-İran dil ve edebiyat ilişkileri çok çeşitli yakınlıkları beraberinde getirecek&#8230; Klasik şiirin büyük ustalarının anlatılacağı sempozyuma sadece üniversitelerden değil her alandan ilgi büyük. Her iki ülkenin dış işleri ile kültür-turizm bakanlıkları<br />
devrede…<br />
 </p>
<p>2.si 2013`te Tahran’da yapılacak sempozyuma İstanbul Üniversitesi ilk kez ev sahipliği yapıyor… 15-17 Mayıs 2012 tarihleri arasında ilk kez İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Uluslararası Türk-İran Dil ve Edebiyat İlişkileri Sempozyumu’na çok sayıda yerli ve yabancının yanında devlet protokolünün katılması bekleniyor.<br />
 </p>
<p>Türk ve İran toplumlarının kültürel ve diplomatik ilişkileri için de anlamlı bir buluşma noktası olacağı iddia edilen sempozyumun ikincisinin önümüzdeki yıl Tahran’da olacağı belirtildi. Böylelikle dünya kültürleri ve medeniyetlerinin geleceğine, hem de dünya ve Ortadoğu barışı için ‘kalıcı bir kurumun doğumun da rol oynayacağına dikkat çeken Sempozyum Başkanı İÜ. Öğretim Üyesi Prof.Dr. Muhammed Nur Doğan sempozyum hakkında şunları söyledi.<br />
 </p>
<p>‘Türk ve İran milletlerinin dil ve edebiyat ilişkileri çok eski tarihlere dayanır. Asırlarca çok yakın komşuluk ilişkileri içinde ve birlikte aynı coğrafyayı paylaşan bu iki millet dil ve edebiyat sahasında birbirleri ile değer alış verişinde bulunmuşlardır. Bugün Türkçede sayısız ölçüde Farsça kelime, kavram, terkip, deyim, terim kullanılmakta; buna mukabil Farsçada da buna benzer şekilde Türkçe kaynaklı söz varlığı bulunmaktadır. Ayrıca her iki büyük milletin dilinde, müşterek inançları olan İslam’ın dili Arapçadan alınma ortak kelime kadrosu yer almaktadır.<br />
 </p>
<p>Aynı dinin medenîleştirici ve kardeşleştirici etkisi altında çok dilli, çok dinli, çok etnik unsurlu ve çok kültürlü büyük bir medeniyetin ortak kurucusu olan bu iki milletin edebiyatları da büyük oranda birliktelikler, benzerlikler, aynîlikler ve yakınlıklar taşımaktadır. Klasik Türk şiirinin büyük ustaları ilk şiir örneklerini İran’ın büyük klasiklerinin etkisi altında verdiler ve daha sonra Osmanlının dinamik gelişim süreci içinde kendi millî sentezlerini ürettiler.<br />
 </p>
<p>Türk ve İran milletleri arasında bulunan dil ve edebiyat ilişkisi günümüzde de önemini ve değerini sürdürmektedir. Uluslararası ilişkiler zemininde büyük bir paylaşım mücadelesinin ve nüfuz savaşının sürdüğü Ortadoğunun en güçlü unsurları Türk ve İran uluslarıdır. Bugün Türkiye ve İran’ın bu değerlere dayalı sıcak ilişkileri, yakın komşuluk ve kardeşlik münasebetlerinin sürdürülebilirliği Ortadoğu’nun, İslam topluluklarının ve bütün bir dünyanın geleceği adına en yüksek değeri işaret etmektedir. Şu husus açıkça ifade edilmelidir ki; Ortadoğu ve dünya barışı İran ve Türkiye arasındaki ilişkinin geleceği ile doğrudan alâkalıdır.<br />
 </p>
<p>İşte bütün bu sebeplerden dolayı bugün ilkini gerçeeştireceğimiz Uluslararası Türk-İran Dil ve Edebiyat İlişkileri Sempozyumu büyük önem ve değer taşımaktadır. İran’dan, Türkiye’den ve diğer ülkelerden katılan bilim adamlarının sunacağı yetmiş dört bildiri ile bir kültür şöleni halinde sürdürülecek olan sempozyum, geleceğimizin sağlam değerler üzerine inşaında ihmal edilemez bir görev üstlenecektir.’<br />
 </p>
<p>Ana sponsorluğunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığının yaptığı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun kurucusu olduğu Yunus Emre Vakfı ile İran Kültür ve İslami İlişkiler Kurulu’nun katkıda bulunduğu uluslararası sempozyuma Çin, İran, Hindistan, Bosna, Tacikistan, Azerbaycan, Bengladeş gibi ülkelerin katılımcılarının yanında çeşitli illerdeki Üniversitelerden de konuşmacılar katılacak. Sempozyumun açılış günü Cemal Reşit Rey salonlarında İran ve Türk Sanatçılarının şiir ve müzik sunumunun yanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından tarihi kültürel yönlerin tanıtımını amaçlayan İstanbul gezisi düzenlenecek. Türk &#8211; İran Dil ve Edebiyat ilişkilerinin web adresi olan www.tideis.org üzerinden sempozyum boyunca canlı yayın yapılacağı bildirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Kaynak: İstanbul Ajansı</strong></p>
<p><strong>İzdiham</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izdiham.com/index.php/turk-iran-kultur-sanat-ve-siirleri-konferansi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

