Engin Ardıç Elton John İle Evlensin

Bundan iki gün önce Sabah Gazetesi’ni okuduğumda gerçekten beynimden vurulmuşa döndüm. Kırmızı-beyaz logolu gazetenin bunamasına az kalmış yazarlarından Engin Ardıç bir yazı kaleme almıştı. Ben pek Engin Ardıç okumam. Çünkü Engin Ardıç gibi yazarların vicdanının ne kadar ufak olduğunu bilirim. Mesela bir tavuğun vicdanı bin gram ise Engin Ardıç’ın vicdanı bir darı tanesi kadardır. Ha tavuk geçmişken bir de yabancı yazar ve eser ismi vermem gerekiyor ki entelektüel durumum iyice anlaşılsın. La Fontaine, Altın Yumurtlayan Tavuk…
Yabancı yazar ismi vermek bir Engin Ardıç taktiğidir. Hani “ben okumuş biriyim” maskesini yazılarına takmak isteyenlerin taktiği. Hoş eşeklik dedemin teyzesinin kayınpederinin dediğine göre baki imiş. Buradaki eşeği haritadan siz bulun lütfen.
Hani modern dünya dedikleri ve herkesin sabahları en az bir kez boğulduğu dünyada William Woodruff’un da dediği gibi artık kötülüğün yönü doğudan değil batıdan gelmeye başladı. Batı Engin Ardıç’ın yönüdür ve tarif isteyenlerden bile para istenir.
Peki, ne idi Engin Ardıç’ın kaleme aldığı yazı? Şimdi sabah sabah beni bütün suikatleri işletecek ve sahipletecek kadar aasabileştiren yazı?
Engin Ardıç Tanganın Tarihi adlı bir kitabı severek okuyabilir. Yunanlı bir yazarın kitabıdır ve kendisine yakışan bir kitaptır. Ama Gölgesizler kitabını okuyamaz. Çünkü Gölgesizler iyi bir romandır ve kafası çok almaz böyle eserleri. İşte Ardıç o kitabı okuyamadığı için kalkar ve yazısını şöyle bitirir:
”Kemal Kılıçdaroğlu, Sevim Hanım’dan ayrılsın, kiminle evlensin, kiminle evlensin… Buldum: Ya Canan Arıtman’la, ya Nur Serter’le.”
Şimdi bakın: Ahlak sınırını daha evvel kaybettiğini bildiğim Engin Ardıç’a böyle yazıları pervasızca yazmasına sebep gücün yanında bulunmasıdır. Güç iktidardır ve iktidara yakın bir gazetede istediğini yazma hakkını ve kudretini kendisinde bulmaktadır. Mesela Engin Ardıç şöyle yazamaz: Tayyip Erdoğan Emine Hanım’dan boşansın, falanca ile evlensin. Bunu yazmak zordur ama Kılıçdaroğlu hakkında yazmak çok kolaydır. Çünkü kendisini istifa ettirecek kadar güçlü biri değildir.
Oysa başbakana terbiyesizce sözler eden ve başka bir sevimsiz olan Oktay Ekşi anında istifa ettirilmişken Engin Ardıç’a tek söz bile edilmemesi daha bir ayıp, daha bir yazıktır. Başbakandan beklenen aynı tepkiyi Engin Ardıç’a da göstermesidir. Keza Bülent Arınç’a, keza Mehmet Ali Şahin’e.
Siyaset yazmak, başkalarını eleştirmek elbette olağan. Kimse kimseyi pohpohlamak ve sürekli alkışlamak zorunda değil. Ama sınır evlerin kapısıdır. O sınırdan içeri girmek ahlaksızlıktır ve Engin Ardıç bu ahlaksızlığı bulunduğu yerin gücüne dayanarak sık sık yapmaktadır.
De Chateaaubriand‘ın bir sözü var: Ahlak cemiyetin temelidir. Bu temeli yıkmaya, yok etmeye kimsenin hakkı yok. Bakın ahlaksızlığın masrafı ahlaklı olmanın masrafından daha büyüktür. Bu cümleyi pek anlayacağını sanmıyorum ama anlayanlar sanırım kendisine anlatır. Topluma ahlaksızlık masrafı çıkarmaya kimsenin hakkı olduğunu sanmıyorum.
Yıllar önce benim bir yazımı çalıp köşesinde utanmadan yazan Engin Ardıç’a ta o zamanlar çok gülmüştüm. Çünkü bazen gülmek gerek böyle terbiyesizliklere. Hem benim bulunduğum çevreden sesim az çıkıyordu. Hem de ne denilir ki böyle bir harekete. Nasreddin Hoca’yı Sevmiyorum yazımı alıp köşesinde kullanmıştı ama ne benim ne de yazıyı yayınladığım yerin sesi çıkmamıştı. Gerek de görmemiştik zaten. Böyle de bir adamcağızdır Engin Ardıç…
George Polya’nın söylediği bir söz var. ” Bir teoremin zerafeti onda görebildiğin fikirlerin sayısıyla doğru, o fikirleri görebilmek için harcadığın çabayla ters orantılıdır.” Çok ağır şeyler yazmadım ki Engin Ardıç ve ona destek verenler anlasın. Çünkü gittikçe kötürümleşen ülkemizde bazıları haddini gerçekten aşıyor. Ve zıp zıp zıplayan dindar insanların sesi iki gündür maalesef çıkmıyor.
6. Filo İstanbul’a geldiği vakit karşı koyma trenini kaçıran dindar insanlar belki Kemal Kılıçdaroğlu’na söylenen bu bayağı sözler karşısında birkaç laf ederler de kaçırdıkları trene binmeye vakit bulurlar.
Ne mi demek istedim?
Engin Ardıç eşinden boşansın. Elton John, George Michael ya da Cemil İpekçi ile sevlensin.
İnanın yakışır…
Bülent Parlak
Engin Ardıç Elton John İle Evlensin
Editor: izdiham » 2023 yazısı bulunmaktadır..
Kategorideki yeniler: |
“Engin Ardıç Elton John İle Evlensin” İçin 8 Yorum
Yorumlar
Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.



köpek ayağını ısırdıysa, senin de köpeğin ayağını ısırman gerekmez şerhiyle, kutlarım…
Demokrasi yalanına inanan sizler misiniz? Yazık. Uyanın artık.
Tayyip Erdoğan Emine Hanım’dan boşansın, falanca ile evlensin.
süper olmuş,,,
herkese daha fazla özgürlük böyle bişi
Ahlaksızlık nerden gelirse gelsin böyle bir tavır göstermek, böyle karşı koymak insan olmak adına hepimiizn sorumluluğudur. Bülent Parlak bu sorumluluğunu yerine geitrmiş.. böyle vicdanlı bakışlara ihtiyaç var.geçmişin o ahlaksız siyasi ortamında yeterli değeri bulamamsını sebebi onun ahlaklı olması değildi..o ahlaksızları bile utandıracak bir duruşunun olmasıydı… o şimdi o dönemin intikamnın çocuksu ve çiğ bir şekilde utanmadan güce yaslanarak almaya çalışıyor, bu o kadar açık ki insanın utancından kanalı değiştiresi geliyo.. ama buna izin veren ve bundan inceden de olsa haz alan yeni efendiler bilmelilerki aslında onun kadar acınacak haldedir…
Güzel.
peltekvaiz geçtin sınıfı hadi yine iyisin sözlün 5! otur:)))) izdihamın yılsonu partisinde veririz plaketini eliine:)))
SORU: Kaypaklığı bu denli bariz olan zihniyetlerin fikri icraatleri karşısında insanlar neden şaşırırlar?
EL CEVAP: B nokta P; iyiliğe dair umudunu kaybetmeyen kalbi temiz biridir. İyi adamdır. Bense kötü kalpli biri olarak, onun o çocuksu naifliğini idrak edecek duru akla ve vicdana sahip değilim.
Bu yüzdendir, kötücül zihniyetin kodlarını çözemeyenleri anlayamamam.
Gerçekten de bu sitede ki yazılar yorumlar ilgimi çekmeye başladı,herşey var bu sitede…mesela eleştirmek var,farklı bakış açıları mevcut,cesur son derece sivri dilli ,sakınılmadan yazılan metinler,beyanlar var …Ama bir de dikkat ettim ;herkese eşit mesafede yaklaşılması gerektiğini,yanlış olan eleştirilmesi gereken her konuya adil ,yargısız bir şekilde yaklaşılması gerektiğini düşünüp te ,kendisi ni öyle anons edip ,ufaktan ,içten içe aslında öyle olmayan,saydığım düşünce yapısını içselleştirememiş birileri de var burda…Bir adama sen niye küfür ediyosun birader dendikten ve bi dünya ok fırlattıktan sonra(ki isabet olmuş) ona aynı tonda hakaret etmeyi bi türlü anlamadım bu cumhuriyette…selametle