Abdussamed Geçer, Dreams For Amour

 

 

 

Allah hepinizi edebiyattan uzak tutsun. Bir de gözünüz doymuyorsa gebermek de fayda var.

 

 

 

Bara’ papam rapam-param.. Swiss Classic radyosunun bir ölünün nasıl koktuğundan zerre-i miskal haberi yok. Âmennâ ve saddaknâ ki uygun zamanlarda yardımı çok dokundu. Peki ama şimdi? Şimdi yani sevdalı zamanlarda. Yani iyi bir doğulu gibi nefes alıp verirken, yürürken, kekelerken, dinlerken ve dinleyemezken.. Kafamız karışıkken; aylık akbil basıp neden aktarma yapmadığını düşünmek gibi garipleştiğimiz zamanlarda. 

Ne diyebilirim ki sana karşı. Aciz bir göktaşı zuhal yıldızının karşısında ne gibi şeylerden bahsedebilir. Kolaylık yokken hayatımızda, böyle yüce bir halin tanımlaması ne kadar kısa olabilir. Gecenin bir vakti kaldırımlarda hırpalanan şu yaprağa yemin olsun ki gücüm yetse seni güneşin yakasına iliştireceğim. Burada, bizlerin arasında sana yaraşacak hiçbir yer yok. Evren en büyük hücre hapsi iken, bir anlık gülümsemen beni beraat mutluluğuna eriştirecek. Bunu benden esirgeme. Bu aralar geceleri dışarı çıkmaklarımda aldığım her nefesi elin değmişçesine içime çekiyorum. Bu olmadı, tam olarak anlatamadım. Beceremiyorum. Yanisi şu işte, gözlerim doluyor. 

Ah bu el değmemiş türküler de mi senden bahsediyor güzel bayan! Olmadığın, ruhunun ulaşmadığı bir güzel yer, nesne işaret et bana. Çünkü daha bu dünyadayken cennetin ışıkları gözlerimi alıyor. Ruhumun bereket tanrıçası; biliyorsun kurtuluşum yok etrafında dönüp durduğum mağaradan. Fakat yine bilmiş olacaksın ki o kadar da cesur değilim. Yalnız başıma Cebrail ile sürtüşmelerimde oldukça zorlanacağım. Şunu da bilmesin bahar çiçeklerinin utangaçlığı; o mağaraya sensiz hayallerimi dahi sokamam ben.

Orada gözyaşlarım buharlaştığında, seninkileri alıp yanağından, çalmalıyım ruhumun en ulvi noktasına. Sonra küçük zerreler olup sana göre sıcak kalan ellerimle, bana göre soğuk kalan ellerinle derviş-zikir birlikteliği oluşturarak dans edelim kimseler görmeden. Karanlıkta. Baş başa. Sessiz sedasız. Ağlayarak. Dinleyerek. Sarılarak. Utanarak. Hayıflanarak. Özleyerek. Bu kadar kelimeyi boş yere sarf etmeden. Sadece ”hiç” demeyi bilerek. Sonra sımsıkı sarıl sıkarcasına; kulaklarıma şunu fısılda: ”Oku. Şiir oku.” Ve ben de ”Ben şiir bilmem.” diyeyim. Bu sefer dudaklarıma fısılda şunları: ”Benim için, bana oku.” Ruhum titreyip sarf edeyim şu cümleyi: ”Bir kadın kaç mısradan ibarettir bilmediğim şiirce dilinde?” Ardından beni tadılmadık bahçelere sürükle..

Ulaşamadığımız tüm hayallerden bahsedelim ve yorgun argın birbirimize yaslanıp sövüp sayalım onlara. Bilmediğimiz memleketlerin sonbahar yapraklarını mutlu kılan türden rüzgarı, heykeltıraş hassaslığıyla yaklaşsın saçlarına.  Ben sadece mest olayım bu harika âna vakıf olduğumda. 

İşte burada duraksamaya dursun olaylar. Şaşkınlık çöksün üzerimize. Ben bir anda bunun tanımlamasını yapayım. O kadar ürkeyim ki ellerimizi kavuşturup kaçmayı aklımızdan geçirip koşmaya başlayalım. Etrafı kontrol ederek koşuşun o kadar hafif, naif ve hızlı ki. Sana imrenmemek elde değil. Biz koşmaya devam ederken etrafımıza dervişler sıralansın. Ritm tutsunlar koşuşturmamıza. Gözlerine yanaşan ürkekliği bir la havle ile parçalayayım. Sen de şükret. Bir anda etrafımızdaki dervişler yok olsun ve çöllerden bir çöl içerisinde bulalım kendimizi. Yavaşlayalım hafiften. Uzakta bir mağarayı göstereyim sana. Bu mağara ama çok daha farklı bizimkisinden. Bir kuş var önünde. Bir yumurta. Bir ağ. Görmedim ama yılan da var biliyorum. Duymadım ama zikir de var biliyorum. Şunu da biliyorum sevgilim; buraya giremeyiz. 

ruhumuzdan zerreler saçınca etrafa
  fakirlerin fakirleri nasiplenirken bundan
  kaybolan düşlerimiz buralarda yer edinince
  sana ne çok susadığımdan bahsedeceğim
  o an teskin ederek seni ki uygun andır,
  işte o zaman şiirlerin mutlak sebebi;
  seni seviyorum.

 

Abdussamed Geçer

 

 

 

İzdiham

 



Abdussamed Geçer, Dreams For Amour

Editor:  »  2023 yazısı bulunmaktadır..

“Abdussamed Geçer, Dreams For Amour” İçin 5 Yorum

  • umar 11 Temmuz, 2011, 20:25 tarihinde dediki...

    :(

  • aciz 11 Temmuz, 2011, 22:36 tarihinde dediki...

    İzdiham gibi büyük bir dergiye bu denli büyük bir yazar yakışır diye düşünüyorum.

  • Ajan k 9,5 12 Temmuz, 2011, 13:39 tarihinde dediki...

    Bunca felaketlerin, kötülüklerin, hırsın, kinin başlatıcısı olarak insan nasıl masum olabilir?

  • sakınmalı 13 Temmuz, 2011, 11:16 tarihinde dediki...

    “Abdussamed” bu gidişle “Kalır”

  • sessiz 21 Şubat, 2012, 0:26 tarihinde dediki...

    bu yazının altında bir şarkı paylaşmıştı yazar hatırlayan varsa ismini yazabilecek olan var mı?

Yorumlar

Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.



İzdiham'dan istediğiniz yazıyı alıp, izinsiz kullanabilirsiniz. Link vermek zorunda değilsiniz. Çünkü umrumuzda değil ve değilsiniz!