İlker Filiz, Elektriği Çok Yanlış Anlayan İnsanın Dramı

İlker Filiz, elektriği bulan ikinci Fransız.

Günümüzde kitaplar matbaada basılmadan önce elektroniktir. Yani her kitap elektronik altyapıya sahiptir. Ve bu bizi prize götürür. Elektrik üreten şeyleri sevmeye yöneltir. Beynimizin kıvılcımları sayesinde piknik tüpünü ve menemeni emreder. Doğru yolu elektrik sayesinde buluruz. Çağımızın ücretli Tanrısı’dır, elektrik. Dediklerini yapmazsak ve doğasına uymazsak, biz günahkâr kullarını on bin voltla çarpar.

Misal; priz. Priz, elektrik tanrısının mescitidir. Yedi/ Yirmi Dört açık ve ibadete hazırdır. Onlar için özel kablolarımız vardır. Elektrikçilerde uygun fiyatlarda satışa sunulur. Olmazsa olmazdır.

Trafolar… Trafolar günümüz elektriğinin sadık elçileri, yani peygamberleridir. Bizlere elektrik dininin dozunu ayarlar ve paramıza göre sunar. Elektrik boş duranı sevmez. Zaten boş duranı kimse sevmez anasını satayım. Bu Tanrı’ya ibadet etmek demek, faturaları gününde ödemek demektir. Yani diğer dinlerin aksine bu dinde zorlama maksimumdur. Faturaları ödemeye inanmazsan karanlık her yerini sarar.

Bu Tanrı’yla başa çıkamazsın zavallı kul kardeş. Küçücük ışıldaklarınla ve pilli fenerlerinle ancak birkaç saat kafa tutabilirsin yenilmez Tanrı’na. Benden sana küçük bir hatırlatma; ibadetlerini aksatırsan cezasıyla ödemek zorunda kalırsın faturalarını. Eğer bunu da yapamazsan sandalye seni bekliyor ey kul. Elektirinkli Sandalye.

 

İlker Filiz

İzdiham

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın