İlker Bal, Jikle

yâ mahcuplar hayata gelişinizi koruyun
bilhassa ruhunuzu ve kerameti aynı anda anmayışınız
istiğfar edilmeyebilir
mem’in arkasından yetişemediğim o düğünde
sırtıma bağladığım lalezarla kendimden geçmişim
düğün dağılınca altınlar da paralar da dağılmış
bir grup asyalı taze bamyaları kılıçtan geçirirken
sıkıcılığımdan dolayı üç diş bronz sarımsak asıldı boynuma
halep’te her şey ucuzdu ve pavyonlar kebapçılara denkti
kasten neyi bırakırsan bırak bir yere üzücüdür
cebinden bozuk paraların telefonun veya anahtarın illa düşer
üzgünlerse elleri de düşüyor ceplerindeyse çocukların

savaş dudağıma ulaşmasa da öpüşemeyecektim
boş boş oturmak gösterişsiz bir davranıştır
kadınlar çok hevesli erkekleri basit kurgularla dahi öldürmekten kaçınmaz
müezzin ezanı kalbini kıran arabeskmişçesine okuduğunu bilmiyor
devlet dairelerinde kendini asmak için oturma izni arıyor bir kadın

tabelaları ve altına işeyen çocukları ne yapsan
bağdaştıramazsın kadar bir yerde duruyorum
bu sokağa soğan girmemiş
belki polislerin gözleri de hiç dolmamıştır
şoförler trafik lambalarıyla ve küfürbaz adamlarla öpüşüyor
başım dertte başımı ayaklarımın altına almışım
oğlan topu sektirmeyi bırakınca annesinin kalbi durmuş
sana seslenen ortaveuzakdoğulu kargaların gagaları
tansık ve diş artığıyla dolu

hızır ve yakuzalar gereğini yapmıştır
bunların dahilinde bir tarih makarası yahut kutsal kitap gerekli bulunmamıştır
sunakları ruhani bir yer yapan aklınla
pozlarında madeni para olarak görünen vücudunu kıyaslamıyorum
çünkü zamane ulakları dudaklarını büzerek devir anlatıyor
-iç sesimi kapıştırabilsem keşke başkalarınınkiyle-
zürafa dikenli yaprakları yerken hicvi yediğini söyledim ona
kızardım çünkü karşı gelmemi gerektiren bir şey yoktu
buyruk buyruk üstüne diller dökülür tavuk su içer allah’a bakar
çocuklar taşlasaydı bütün kuşları
fareler kedileri yasaklamasa kediler köpekleri yasaklardı
merkeze düşen cin fikirlilerle doldurmuş cebini bir memur
ki bu adamlar ve karılar mesuliyet kabul edilmeyerek kullanılır
memleket fizan da olsa önemlidir bre ciğerim

ya sıygımın baldırları

leylekler tarlalara ve elektrik direklerine konduklarında
hâlâ bir şeye benzetemem
bağrına tebrikler ve öğütler sığdırmışlığıyla
nedense tepesi hiç atmamış bir baba
babalar sinirlidir ama oğullarına kızdıkları kadar devlete kızmazlar

diyeceksin ki ben itham edilmemişleri dahi savuştururum

 

 

 

 

İlker Bal

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: