İlkay Yaprak, Şiir Yazdım Koşun

İlkay Yaprak şiirinde adı geçen ölü kendisidir.

 

Selvi boyum devrilmedi gitti geleceğin yoluna
bir kısrak sancısı
vardığın kelimenin it dalaşı
bir zamanın hasta telaşı

Solucan deliklerine girmiş gözlerim
Bir kadının elinde
Yoğrulmuş hamurun gölgesiyim
Bahar, dallarıma çiçekler ekti
Simdi gördüğün kelimenin esiriyim:

Bir mülteciyim.

En çok kendimden göçtüm
İçimdeki kapalı darabanın altında
Bir saçak kadar yağmur alır gözlerim
Şemsiye açın baylar
Ben yağarsam gözlerinize
Kalplerinizi kör ederim.
Kaçın kurtarın kendinizi bayım
Bir sabah uyandığımda
Kızılca kıyamet etek uçlarımda
Dilimde zehir
Kalbim mühür
Bir nar tanesi bırakabilirim avuçlarınıza
Gidişime müjdeci.
Kaçın kurtarın kendinizi bayım
Ölebilirim hiç yoktan
Hayır, elbette ki hayat boktan.
Kurabilirim çalar geceyi başucunuza
Mum alevine tutarım carşafları
Bin kere doğmakla öldürebilirim kaderi
Bir kere yaşamaktan daha mı fazla sevdim ki sizleri!
İzdiham

 

 

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın