İlkay Yaprak, Elinde Çiçekle Kapı Kapı Gezen Bir Osmanlı

Bütün isimsizler şiire, şiir isimsizlere ithaf edilebilir.

Şairâne bir cehaletim var
Neresinden tutsam elimde kalıyor yaşamak.
Gerçeğe diyorum sürsem yüzümü,
İhtimaldir belki avunmak.

Köyde diyorum, güzel kız var,
İsmini bilmedim hiç
Bir kanadında yoksulluk, yoksunluk gelinliğini giyince.
Papatyadan nehirler, suda kan,
Ah köyü bir de ona sorsan!

Kızgın akarmış haset nehirleri denize
Cahilin hükmü derler, sindi mi nefesine
Köyden beri, benden öte
Kız kadar sevse
İhtimaldir diyorum, yabanda huzur
Bir ihtimal muhabbetinden gelir bizi de bulur.

Yutamadığımız yalanlarınızın
Yanında yattığımız karabasanlarının
Çeteleden çetrefilli sevdalarınızın
Toprağın, âhın, bir kuyudan seslenen günahın
Vaktinde göçemeyen kuşların, kuşluk vakti dilimdeki duanın
Sevdadan yoksun sokakların
Tutamadığınız uçkurlarınızın
Zeliha kızın
İncittiğiniz kadınlığının hesabını
Ben tutarım.
Bir muhtara gerek yok, ben kendimi kovarım!
 

 İlkay Yaprak

İzdiham

 

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın