İbrahim Tenekeci, Yanık Jandarma

İbrahim Tenekeci’nin jandarması yanık.
Şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında
bana çarpıp geçiyor günün kambur kuşları
uğulduyor kalbim, nasıl da uğulduyor sanki bir arı kovanı

ve dilsiz bir alfabe yürüyor dudaklarıma
dilsiz bir alfabe, ilk harfi bıçak olan
bir deniz düsün yükseliyor durmadan.

şimdi ben öksüz bir hitabeyim bir mezarın başında
beni hatırla kalbim o günlerin hatrına
hatırla ki o mavi yatağın bos kalmasın
çünkü tırpanla everirler bir başağın boynunu
utanılacak bir seydir dört ablayla büyümek
iyi bilir çocuklar bu tufanın sonunu
hatırla ki o baykus ardından aglamasın

şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında
bana yalan söylendi vahşi atlar yok burda
ve gelişi güzeldi neşenin gidişini hiç görmedim
kasvet mi orası benim bahçem o çitleri ben çektim
çünkü yağmur korkutur bir dağı ancak
yaşamak mı yazık ki ben bilemedim

 

İbrahim Tenekeci
İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın