İbrahim Ekinci, Talip

Şiire devam.

Sizin orda da akşam oldu mu?

Bizim burada yine akşam oldu

Her günkü gibi…

Sizin orda da her gün akşam oluyor mu

Çok merak ediyorum.

Yanlış anlama Sevgilim;bu bir mektup değil

‘’Şiir’’…

Gökyüzü yine saklamış yıldızlarını

Başka memleketlerde.

Saklanacak yer bulamayanlar kalmış

Onlar da sabah olsa da gitsek der gibi..

Benim yalnızlığım bu şehirdenmiş

Artık anladım!

Dur! Hemen küçümseme.Bunları

Kendimi avutmak için söylemiyorum

Daha geçenlerde başka şehirlerde

Bütün yıldızları buldum ve konuştum

Benimle ilgili değilmiş bu şehirden kaçışları…

Benim bu şehirde talibim yok!

Bu şehir beni boğmuyor

Zaten beni başka şehirler de boğamaz.

Benim başka şehirlerde de talibim yok!

Bazen şiir yazmakta zorlandığım olur

Bazen vaktinde alacak kadar para bulamam

Aylık dergileri…

Benim şiirimin de talibi yok!

Ama bir yerlerde bir öznesi vardı

Bir zamanlar…

Benim öznesi olduğum cümlelerin de talibi yok!

Benim cümlelerimin öznesi öldü

Ama gömmedik.

Benim törenlerim hep tek kişilik…

Benim bir kişiliğim vardı

Ama bazen bulamıyorum

Benim hiç kaybetmediğim bir yalnızlığım var

Yalnızlıklar bazen çok kişili

Çevremdeki insanlar beni fazla tanımaz.

Herkese sorsan beni öğrenci bilir

Ama ben yıllardır ‘’işçiyim’’

Şairler işçiliği yanlış biliyor,yalnız biliyor;

Gelip görmüyor,selam vermiyor…

Benim yanımda hiç şair olmadı

Hiç bi şair bana talip olmadı!

Hiç bi şiir beni “O”nun kadar etkilemedi

Belki “O” bana talip olur!

Ben dünyayı zaten hiç sevmemiştim

Çok sövmüşlüğüm de var çarkına…

“O” olmasaydı “yıldızlı gök” benim

Şiirime girebilir miydi?Bilmiyorum

Benim ne zaman bir şiirim olacak?
Talibi sormuyorum o zaten çoktan gitti

“tez kızaran gül” tez solunca yenisini dikti

Benim diktiğim “gül” yıllardır açmadı,

Kızarmadı…

Kökünden söküp atmak gerek!Belki

Talibi çıkar.Kısmet…

-Mahşeri bir yalnızlık benimkisi…-

 

İbrahim Ekinci

İzdiham

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın