Hüsrev Hatemi, Non Dolet

-I-

Keder bir fener gibi döner geceleri,
Ve bezgin seher gelir ardından
Her tanışmayı bir ayrılma say;
Her doğum bir ölüm habercisi
Kavuştuğumuzda ayrılmıştık bu kesindi,
Her güne ayrılığın korkusu sindi
Gerçeği bilmeyen yüreğimiz,
Hep yeni tanışmalara gereksindi.
Her kavuşmayı bir ayrılma say
Karanlık umutsuzluktan geçene,
Tek mum ışığı çırağan görünür,
Oysa iyi bilinir ki dönüş yolunda
Asla çırağan yoktur.
Çok sayıda şâm-ı gariban yaşanır,
Nice yaman acılar çekilir ve bir gün,
Sızılar acıların yerini alır,
Yürek kederli bir sevinçle anlar
Acının yok olduğunu artık.
Her kavuşmayı bir ayrılma say;
Keder bir fener gibi döner geceleri,
Döner geceleri keder bir fener gibi,
Ve bezgin seher gelir ardından.
Her kavuşmayı bir ayrılma say.

-II-

Günlerin gözeneklerinden süzüldü,
Bir masal, öte yana geçti
Masalın bile inanılmazıydı,
Masal da değil belki hiçti.
Demek bu kadar sürecekmiş büyü
Ey acı çekil köşene ve uyu
Geçmişler olsun yürek kadırgası
Fırtına dindi ve göründü kıyı.

-III-

Gesi bağlarında dolanıyor
Ve yitirdiklerimi, yitirmediklerimi,
Aranıyorum…
Çünkü insanlar arasında engel,
Yalnız dağlar değildir;
Bazı anılar, bazı ölülerle sağlar,
Göz önündekileri bile
Ayırabilir bizden.
Gesi bağları, bazan Taksim
Bazan Limmat kıyıları,
Bazan Berlin veya başka şehir,
Olabilir.
Ben bugün beynimin gesi bağlarında,
Bir tek selâmına güveniyorum;
Selâm geliyor ara sıra ölümden,
Senden bir ses geldiği yok.

-IV-

Terk et kederi çürüyüşe ey yüreğim!
Toplanmasın ürünü, sürünsün tarlalarda,
Sürünsün ürünü ayakaltında;
Kalsın tarlalarda keder…
Ay doğsun gece üstüne tarlaların,
Ay doğsun, ay doğsun…
Evet ay doğsun,
Ay hep böyle üzerimde dönse…
Sevgi kalıcı, inanç kalıcı,
Çürüyen sâdece bedense,
Terk et kederi, çürüsün ey yüreğim

Hüsrev Hatemi
İZDİHAM

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın