Hüseyin Peker, Kurutulmuş Yapraklar, Şairler ve Çiçekler

Ben, sayfaları arasında sarı yapraklar, şairler, kurutulmuş çiçekler
Barındıran bir sanat dergisiyim; okumayı bırakmış bir öykücünün kitaplığında
Güneşi bekleyen; hani o titreyip, nasıl batacağını unutmuş gölgeli güneşi
Yağmuru izleyen; bir gün yağar, canlanır şairlerim, kuru yapraklarım diyen
Ben şafak delisiyim, o dergideki kurumuş şairlerden birisiyim

İkinci dördün ay resimli pulla göndermiştim size şiirimi
Kim bilir hangi emeklerle basmıştınız beşinci sayfaya, desenle dizelerimi
Siz şimdi yaşamayan bir dergi izleyicisi, ne iyi seçerdiniz renkleri, sesleri
Kahveden koşup almaya gitmesi ayrı bir beğeniydi, tavlayı boşuna kapatarak
‘Bu ay da çıkmadı, gelecek aya az kaldı nasılsa’ diye avunmanın elebaşı renklerini
Başımıza taç yapardık, derginizin savunulmaz renklerle döşeli sayısını
‘İşte şiirim beşinci sayfada’ şimdi bu korkunç düşünceler, kurutulmuşlar arasında
Ölmüş bir yığın şairin ortasında tutuşmuş, sanki son dizeler mezar taşı tutanağı
Size son kez soruyorum basıp basmayacağınızı, siz yıllar sonra yanıtlıyorsunuz
‘Gelecek sayı önünüze kıpkırmızı bir ekran parçası, unutulmuşlar özel sayısı’

Düşümde görüyorum Cağaloğlu merdivenini
Yaşar Nabi, Sunullah Arısoy, Cemal Süreya izliyor taşların her birini
Bir eski şairin kitaplığında duran bu sararmış sanat dergisi
Saman yaprakları kabarmış, kırmızısı patlamış, üstüne pembe boya dökülmüş
Ezbere okumaktan yıpranmış satırlar: Altı üstü bir yığın eleştirmen
Dün vardınız? Bugün nerdesiniz? Kaçınızı kaybettik ki Sivas’ta?
Yoksa eleştirmenler dimdik kalır mı ayakta?
Oracıkta kurur gider konular, yağmalarŞiirin diri kalan bir yanı var

Fanilama yapışmış, kurutulmuş yapraklar; sarı damarlı
Ölmek için çırpınan bir yığın kelime
Gelin ortalıkta bırakmayalım şu sanat dergisini
Yoksa ikinci baskı hüzün çıkaracak bunca polemik, yazın haberleri
Yarışmalar, kazananlar ve ötesi

Her şiir için ölgün bir kelime çıkaralım dizelerin ortasından
Sanat dergisini katlayıp ikiye bölelim kurutulmuş çiçeklerin çanak arasından
Yere çakılıp ufalanan şairlerden bir şair daha yaratalım, o da olsun:
Alnımızın akı, eleştirmenlerin ahı, öykücülerin yaşam kırpıkları!

İçimize doğan yeni şairden anahtar kelimeler bulalım:
Tekrar doğmanın imzasız kalan faturasıÖlüm tarihimize bir nokta koyalım
Başlangıcımız iki sıfırın arası

 

 

 

Hüseyin Peker

İZDİHAM

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın