Hüseyin Peker, İkiçeşmelik

cadde iyileşecek, cesur renkle parlayacak akşamüzeri
tek kusuru, tüneller açamadı yorgun kalplere
hep boy uzattı, içe kapandı yeri geldiğinde
cadde bir ceza alanı, fırtına öncesi sessizliği anlatıyor
kırık sevinçler uzattı, kaldırımdan yürüyenlere
fren, korna, ayaz kesmesi beklenir ilk martı kafilesinde
cadde çöp gazından, kırık kemikleri birleştiriyor
ilk kaza, insanla insan arası köprüler birleştiğinde

cadde patlayacak, ipek mendil gibi buruşacak
menzilimize giderken sert karton biletlerle
barut atan kazanıyor, hatıranın izlerine
kemik kaynaştırmak için cankurtaran
vidalı çivilerle dik tutmak için başınızı
affedin genç yıldızları, göğsünde dikişlerle

izmir’e taşınmanın en uzun yolu
bir yığın darlık, kalmadı zorla örtünenler
hardal tanesi kadar kısa ömrüm
yaşlıların hepsi tanıdık!
ikinci yağan karı bekliyorum, caddedeki su birikintisinde

caddeyi bir salkım anahtarla açıyorum
o benim ömrüm, her yakaya savurduğum çalımlar
hüzünlü vedalarla ayrılıyorum kardan adamlardan
gariplerin kaldığı mekânlarda bir yer kendime
kalp kasılıp darlaşıyor, takvim yaprağında kalan günlere

Hüseyin Peker

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın