Hüseyin Merdan, Ölüme Dipnotlar

Birkaç dakika daha çal ömrümden
hayat bir uzun ip gibi dolansın boynuma
rüyama uzanan el
kırılır bir gün tabutuma değdiği yerden
kaf dağından kalkan duman yığılınca üstüme
bir sarhoş narası gibi duyulur kaderin sesi
bütün saatleri ölüme ayarlanır hayatın
ve en büyük yalanıdır annemin
öpülünce geçeceği acıların

ilhamını arayan şairler tutukludur artık
midemde annemin hastalığı yeşerir usul usul
bir mevsim gibi geçer ömrümün sayılı mahkûmları
diz çökmüş bir dilencidir artık sokak başlarında
yenilmez sandığım ömür tüccarları

yeşil ve beyaz sevmişti evinin duvarlarında annem
ölünce tabutuna ve kefenine renk
şimdi ansızın bir sızı girince tendonlarımdan
biliyorum kalbim ölüme tutulmuş bir ahenk
bir filozof doğuyor  ey insanlar
elma kurdunun girip  çıktığı her yerden
bir vahiy gibi indiriyor yeryüzüne acıyı
hayatın ölüme denk düştüğü pencerelerden

Hüseyin Merdan 
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın