Hilmi Haşal, Üçüncü Yaka

Boşuna izlemedi zor harfler zor heceleri
geceler gündüzlere çengellenmedi boşuna
sanki bir nehir kendinden kendine aktı önce
-her nehir gibi- sonra koptu kolları, şaşkın
delta yakınlarında, o bildik durgunluğunda
sustu en derin oyuğuyla en sığ yüzey yatağı
öyle uzaklaştı gölgelerin sesi bildik ölümden
öyle üredi varsıllaşması gezegenin, evrildi
yalnızlığı kötü belleyen kalaba geçmişlerde
-son damla okyanusa düşmüştür ya işte öyle-

-kururdu çocukluğunu çıkamayan köyler-
anneler reçel yaparken telaşı sarı güzlerde
gönlündeki kısa ömürler için eğrilmiş iplik
yanıtlarca, unutmayı kışa hazırlık sayarlardı
hep en uzun günlerde gizlenirdi acı haberler
anneler kalaylı hüzünler eritirdi kazanlarda
hiç kimsenin bilmediği süt meyvelerinden
hiç kimsenin bilmediği avlu saatleri akardı

anneler güneşi emzirirdi lal memelerinden
barbar erk köşecileri ağu ekerken yarınlara
masum bir karanfilin ağlamasıydı, geçmiş
geleceğin ayak basamayacağı denli yar’dı

bir nehrin üçüncü yakasıydı, hali annelerin
üçüncü ölüm olurdu ziynetler, tütsüler içre
mor deryaların birbirine eklenmesi, avuntu
yiteceği delta ağzıyla varı-yoğu boşaltandı

kavuşurken açıklara, su zaman mıydı, yazgı
köpük mü, anneler huzur kotarırken yasıyla
ufuklarına hiç kimsenin bakamadığı sılada
boşuna savmadı gündüzler o hırsız geceleri
her yeni doğum sonrakini tetiklerken, ve acı
ölümlere akarken doğa, amansız; hızla hazzı
tuzak kılarak, buyruğunda ruhsuz saliselerin
ağıt makamında, tanyeri enkazı kalırdı nice
-yenik çağın çığ şavkıydı bilenen su, ağır an-

Hilmi Haşal

İzdiham

İzdiham Dergisi 35. Sayı Haziran-Temmuz 2018 Başarıya giden yolda uykusu gelince yatanların dergisi İzdiham yine müthiş bir sayı ile okuyucuların karşısına çıkıyor. Birbirinden değerli yazılar, şiirler ve bölümler var 35. sayıda. Ve dünyaca ünlü bir isimle röportaj. Dünya basınında uzun bir aradan sonra Çakal Carlos ilk kez İzdiham’a konuştu. Üstelik Paris’te yattığı hapishanede yapıldı bu röportaj. Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın