Hayriye Ünal, Pirus

yalandır eti tırnaktan ayırırlar kolayca
kimse koyduğun yerde durmaz kuş konduğu
koptuğu yerden uzar dal
boşluğa suyun arzususaçımdan süpürge senden adam
benden madam olur mu bovary filan değil burası şanzelize diyorsam
anna da öldü gitti pis işler bunlar aşktan ölür mü insan
kahırdan mı yoksa, laf!
kız olur mu hiç afyon kaymağından, ben olmuşum
en son kızıla boyadım ama saçımdan
süpürge sütümden yarar ummam

ankara ankara kadardır kale içinde dardır
sokaklar -ankara benim- sen onu şehir san
beni gösterir yönler bende karışmış
yüzleri kadınların üst üste geçer
bana gösterir durmuş kol saatlerim
kaldığım yeri kıvırmışımdır

katlanıp masa altı kanepeler şezlong bir yaz resmi
arayacak mıyız eski
bu oyunda muzaffer
kalmışımdır… etrafına bir bak sevgili
pirus kadar yanmışımdır
artık unvan maçı yok
maça kızı maça as alır

 

 

Hayriye Ünal, (Ücra, Temmuz 2010
İZDİHAM

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın