Hatice Ramazano, yatak odamızda, soğuk bir anıt gibi uyuyan kocama

bir ellerin var demişti,

anamın beslediğinden kırk kat daha şevkatle besledi beni.
demişti ki bana, seni sevmenin bi tadı var.
tatlı mı, tuzlu bilmem. ama bi tadı var seni öpüp koklamanın, yanına yatmanın.
karıcığım diyordu bana, karıcığım bak. yeni bir şarkı buldum, trafik durgun ve sen yanımda oturuyorsun.

öyle seviyorum ki kocamı.
birkaç çeşit yemek pişirdim ona.
gömleklerini, pantolonlarını ve yarın işe giderken giyeceği takımını ütüledim geceden.
öyle seviyorum ki kocamı.
saat beşine gelirken sabahın,
durmaksızın ağladım mutfak masasına dirseklerimi dayayıp.

öyle seviyordum ki kocamı..
tam yirmi yedi yıldır, bakar kör yaşadım onunla.
ve dün, ona bir şeyler almak için dışarı çıkmasam
yaşardım dahasını da.
görmesem, başka bir kadının parmaklarını öpmediğini
görmesem, kollarını başka bir kadının beline dolamadığını ahtapot gibi
yaşardım dahasını da.

öyle seviyorum ki kocamı.
anladım.
bi tadı varmış onun tarafından aldatılmanın da.
tatlı mı, tuzlu mu bilmem..

kocacığım bak, yeni bi şarkı buldum.
trafik durgun.
ve sen yirmi yedi yıllık yatak odamızda,
uyuyorsun.
beni aldatmış olmanın yıkıcı gururuyla.

seni öyle seviyorum ki kocacığım.
susup, ne söyleyeceksem
yirmi yedi yılın hatırına
yanaklarından öpüyorum giderayak.

Hatice Ramazano
İZDİHAM

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın