Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Kitabın ismi gayet enteresan diye koyduk bu haberi. Özlem Karahan yazdı.

Harold Bloom’un söylediği gibi, bir romanın kalıcı olması için, o romanın kesinlikle garip olması gerektiğini düşünüyorsanız, Haruki Murakami’ye dikkat etmeniz gerekiyor. Japonya’nın 20. yüzyıldaki en büyük yazarlarından biri olarak gösterilen Murakami’nin Türkçeye çevrilen son kitabı ‘Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu’, yazarın büyüklüğünü bir kere daha gözler önüne seriyor ve okurlarına masalsı ama gerilim dolu bir dünyanın kapılarını açıyor.

Tek anlatıcının mı, yoksa iki farklı anlatıcının mı aktardığını bilmediğimiz kitap, gölgesini kaybeden, kafataslarından eski rüyaları okuyan bir adam ve dünyanın sonu gelmeden önce yaşayacak sadece birkaç saati kalmış bir kahramanın farklı ama paralel hikâyesini anlatıyor.

İlk hikâyede anlatıcı, ‘Sistem’ adıyla bilinen bir örgüt için çalışan, bilgi korsanlarına karşı verileri korumak için beyin yıkama ve karma yapan bir bilgisayar uzmanı. Bu bilgisayar uzmanı, Tokyo’nun altında bir kanalizasyonun içinde kafa taslarından çıkan sesleri kontrol etmek için yıllardır çalışan bir profesör tarafından, bilgileri gizlemek için tutuluyor. Tamamlanabilirse tüm büyük güçlerin parçası olmak isteyeceği bu proje kötü güçlerin eline geçmeden tamamlanırsa, hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyük şeyler olacak…

İkinci hikâyede kafataslarından eski rüyaları okuyan bir rüya yorumcusuyla tanışıyoruz. “Biz gölgelerimizde yaşardık. Bu şehre geldiğimde, gölgemi kapı bekçisine teslim etmek zorunda kalmıştım’ diyerek anlatıyor rüya yorumcumuz. Çünkü rüya okuma için geldiği bu şehrin bir kuralı var: ‘Ya gölgenden vazgeçeceksin ya da içeri giremezsin.”

Tuhaf ama rahatlatıcı bir roman ‘Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu’. Basit bir dili ustaca bir akıcılıkla pekiştirerek kullanan, satır aralarında deyim yerindeyse ‘insanı vuran’ mesajlar veren Murakami, diğer öykü ve romanlarında olduğu gibi, karakterlerinin psikolojik olarak portrelerini başarıyla çizerek, okurun karakterlerle rahatlıkla empati kurabilmesini sağlıyor. Belki de yazarın en büyük başarılarından biri, kitabı okurken zihninizde oluşan görsel imgelerin gerçekliğidir…

Çünkü zihninizde oluşan bu imgelere odaklandığınızda bir kitap mı okuduğunuzu yoksa zihninizde kendiliğinden kurgulanabilen bir film mi izlediğinizi fark edemez hale gelmenizi sağlayan bir ustalıkla karşılaşıyorsunuz.

Gerçekten de Murakami, bugünlerde okurların pek sık bulamadığı zihinsel bir macerayı ve merak duygusunu ustalıkla veriyor. Yazarın diğer romanlarını okumayanlar, ‘Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu’nu bitirdiklerinde, bu tanışıklığı pekiştirmek için sabırsızlanacak.

 

 

 

Doğan Kitap, Haruki Murakami

İzdiham

 

 

 

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın