Hani: Oruç Aruoba

Hani

Oruç Aruoba’nın şiirsel felsefi bir metni. İlk başta şunu söylemek istiyorum, kitap yoğun bir çağrışım yapıyor okuyan üzerinde. Bekleme ve karşılama üzerine kurulmuş bir süreç.  Kendinize ve O’na dair bir metin diyebiliriz kitap için. Okuyunca buruk bir tat kalıyor üzerinizde ve kendini sorgulama hissi. Kitap bittiğinde ilk iş Oruç Aruoba’nın diğer eserlerini de okumak oluyor ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkındalığında bir hayat.

Kitaptan tadımlık bir bölüm:

1.    Yavaştır yaşamının anlamı.

2.   Sana aldırmaz; öyle hemen de çıkıp gelmez sana, sen onu ne denli bekliyor olsan da.

Senin beklemen: bir boşunalık duygusudur yalnızca; gerçekler içinde hayallerin; olup-bitenler içinde olamayacakların düşlenmesi — boyuna ve boşuna bir düşüş — oysa o, gelişmektedir. Sana doğru. Sen hiç bilmeden — beklerken, bilmeden.

Senin beklediğindir o;ama sen, bilmiyorsundur. Gelmeyeceğini sanarsın. Yıllar geçtikçe, hatta, hiç gelmeyeceğini bildiğini sanarsın — yıllar geçer, emin olduğunu da sanarsın, artık hiç gelmeyeceğinden.

Senin beklemen: hüzünlü ama dingin bir umutsuzluktur; bir an önce bitirip gitme isteği çökmüştür üzerine — hatta bitiremeyeceğini de bildiğin birçok şeye aldırmazca ve umarsızlıkla girişip, hepsini yarım bırakıp gitmek, bir ayartı kadar keskindir artık.
—Yaşamının anlamı bulunmamıştır, bulunamayacaktır — o, gelmeyecektir —  ya;

sonuçsuz bir son olarak, ölüm, gelebilir, artık, işte…

3.  Hani çiçekler vardır — sanarsın, hep tomurcuk kalacaklar ( öylesine uzun sürmüştür ki gelişmeleri, serpilmeleri, olgunlaşmaları); oysa, gün gelir, inanamadığın bir hızla, pırıl pırıl açıverirler ya — işte, öyle: birdenbire geliverir yaşamının anlamı.
Yıllar sürer, çünkü, o küçücük tomurcuğun gelişmesi, sonra çiçeklenmesi; sonra olgunlaşması, meyveye duracak hale gelmesi. Yıllar ve yıllar…
Meyve: olgunluktan çürümeye geçiş olacaktır; ama, yokluktan varlığa da…

Yaşamdan ölüme; ama, bir o kadar da, ölümden yaşama…

 

izdiham

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: