Halit Ayarcı, Şiir Kritikleri 11

ŞAİRLER SAKALLI ÖLMELİ

Sokuluyorum kıvırcık sakalımın en kuytu köşesine
Gökyüzüne eş koşuyorum uçurtmaları
Nakaratından bir türkü tutuyorum avuçlarımda
Siyah beyaz bir fotoğrafım
Ayna kenarında solmak kaderim

Güneş ki soldurmak için doğmaz hiçbir zaman fotoğrafları

Poz veriyorum hayata her an
Afili çıkmak uğruna tıraş olmadım bak aylardır
Sakal yakışmasa da
Şairler sakallı ölmeli bir şiirin sonunda
Ter boşanmalı tek celseyle parmak uçlarından
Ve bir cümle
Ne yazar şair vasiyetine?

Vasiyetim benim, fragmanı ömrümün
Özet geçiyorum yaşamın kıyısından
Günbatımı serinliğinde
Bir kenara iliştirilmiş imgelerde
Sonbahar hüznüyle

Sakalım biraz daha uzadı bu şiirle
Elim, çiçek tarlasındaymış gibi geziniyor çenemde
Kayboluyor çocukluğum
Yabani gençlik üstümde eğreti
Sakal yakışmasa da
Şairler sakallı ölmeli

Ali Akçakaya

Sn. Ali Akçakaya

İsmet Özel’in ‘Kötü Şiirler’inde geçen “Bütün müsveddelerimi yırttım,/göğsümüm kıllarıyla/gövdemin kokusundan buharlaşıyor şiir” dizelerini anımsatan şiiriniz şairin konumu hakkında bir önerme içeriyor: “Şairler sakallı ölmeli”. Şiirin yapı unsurları imgelem açısından elverişli kelimeler ihtiva etse de yer yer sıradanlaşan ifadeler şiirdeki seviyeyi aşağıya çekiyor. “Günbatımı serinliğinde/Bir kenara iliştirilmiş imgelerde” dizelerinden sonra “Sonbahar hüznüyle” dediğinizde şiirde yaptığınız birçok yenilik birden başladığınız yere sizi geri döndürebiliyor.

Diğer yandan “Ne yazar şair vasiyetine?” dizesi şiir için önemli bir soru değeri taşıyor. Ayrıca “Siyah beyaz bir fotoğrafım/Ayna kenarında solmak kaderim/Güneş ki soldurmak için doğmaz hiçbir zaman fotoğrafları” dizeleri şiirinizi belli bir seviyede tutabiliyor.

Şiirinize başlarken dizelerinizde geçen kelimelerin iç akustiği ve ahengi sesi ve kulağı tırmalıyor. Şiirde yapı ve sesin kullanımı konusunda biraz daha mesafe almanızda fayda var. Bu konuda Yahya Kemal’in şiirlerine bakabilirsiniz.

Halit Ayarcı

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın