Halil Cibran, Zamansız Sözler

*Kaynağı adalet olan bir dünya, kaynağı merhamet olan bir dünyadan daha büyüktür.

*Hayatın bütün esrarını çözdüğün vakit ölümü arzularsın. Çünkü o da hayatın sırlarından biridir.

*Sıkıntıya ve dara düşünce dua ediyorsunuz; keşke sevinciniz doruklarda olduğunda ve bolluk günlerinizde de dua etseniz.

*Yardım ettiğin kimsenin mahcubiyetini görmemek için yüzünü çeviriyorsan o zaman gerçekten merhametlisin.
Çünkü gerçekten iyi olan, ne çıplak birine, “Neden elbisen yok?” diye sorar, ne de evsiz olana “Evine ne oldu?” der.

*Bir ağaç kuşa “nerelisin?” diye sormaz. Sadece söylediği şarkıyı dinler.

*Çirkinlik diye bir şey varsa, o da, gözlerinizdeki önyargılı ölçeklerdir.

*Kaplumbağalar yollar hakkında tavşanlardan daha fazla şey anlatabilirler.

*Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma. Kimin geldiği veya kimin gelmediği önemli değil. Unutma, yolcu değişir, yol değişir ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı. Yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.

*”En doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyor. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambası altında arayan şaşkınlardır.

*Her yüreğin rahatlamak, huzur bulmak için çekildiği bir köşesi vardır.

*Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka. Başınıza tacı oturtacak olan da, sizi çarmıha gerecek olan da sevgidir.

*Karakter sahibi bir insanın ruhu yaralarla doludur.

*Aramızdan birileri mürekkep, birileri de kağıt gibidir. Birilerinin siyahlığı olmasa, öbürleri dilsiz olurdu.
Birilerinin de beyazlığı olmasa, öbürleri kör olurdu.

*Yaşamın gerçekliği yaşamın kendisidir. Onun başlangıcı rahimde, sonu da mezarda değildir.

*Bu hep böyledir, sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar.

*Ermiş bir insana sordum;
Sevmek mi, sevilmek mi daha önemli?
O da cevap verdi.
-Kuş için hangisi önemli?
Sağ kanadı mı, sol kanadı mı?

*Kimileriniz “Sevinç kederden büyüktür” derken kimileriniz de “Hayır büyük olan kederdir” diyor. Oysa ben size diyorum ki, ikisi birbirinden ayrılmaz.

*Doğru yol: insanların çoğunun gittiği yol değildir. Düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.

 

 

 

Halil Cibran
İzdiham

 

 

 

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın