Halid Metin, Ölümü

Ufak bir salonda oturarak dondurma yiyorlar. Bu esnada birbirlerinin akıllarından geçenleri hiçbir zaman bilemeyecekler ve bunu akıllarından geçirmiyorlar. Dillerini bu kadar çok göstermeleri tuhaflarına gitmiyor. Ellerinde hafifçe sert bir şeyin içinde tuttukları eriyik bir şeyi ciddiyetle yalıyorlar.

Kaç kişiden bahsediyoruz? Üç.

Dondurmaları bitince bir şey konuşmadan kalktılar. Dondurmacıya paralarının bir kısmını verdiler ve yine sessizce dışarı çıktılar. Önlerinden geçen arabalar, az önce terk ettikleri dükkanın duvarında asılı tablo ve dondurmacının yüzünün bir tarafındaki fazla sakal dikkatlerini çekmedi. Bir müddet durdular.

Saat kaç sularıydı? Üç.

Dünya tarihi bir ıskalamalar tarihidir, bunu bilmeyerek ve buna uyarak -çünkü uyumun yasası budur- yürüdüler. Kimseye özellikle bakmadılar ve kimsenin ilgisini gıdıklamadılar. Taş kaldırımdaki eğrilikler canlarını sıkmadı, az ötede tanımadıkları üç bitkinin dibindeyken seslerle irkildiler.

Kaç el patladı? Üç.

Bir şeyler uydurmak istediler. Olan biten o kadar fenaydı ki tahammül edilecek bir yan yoktu. Bir şeyleri birbirine bağlamak istediler. Bir anlam oluşturmak yada açılmış derinin iki yanını tutturmak. Yaralar olağanüstü can sıkıcıydı. Korkunç bir şey olup bittiğinde bile bir otomobil geçip gidebiliyordu.

Kaç otomobil geçti? Üç.

Üç el silah sesiyle üç otomobilin geçişi sırasında işte bu acıyla acıdılar. Sesin ne olduğunu anlamaları işte bu kadar sürdü. Ses işte yaraydı, her birinde birer tane. Onları anlamak için iki yanı birbirine tutuşturmak gerekiyordu. Örneğin sözlükte bir sözcük bulmak yada gözlere bakmak gibi.

Kaç kişi düştü? Üç.

Belli bir sırayla mı yere yığıldıklarını hiçbiri hatırlayamadı. Biri yıllar önceki bir otobüs yolculuğundaki öylesine bir anı hatırladı. Öteki böylesi bir hatırlamanın ne dehşet verici olduğunu düşündüğü anı. Üçüncüsü ise hatırlamak ne bilmez. Düşüşünü yavaşça duyumsayarak kendini biraz daha emdi.

Kaç kişi öldü? Bir.

Ağzının kenarında bir parça dondurma ve etekliği arzu uyandırıcı bir biçimde sıyrılı kalmış. Florasan rengi teninde ölüm kendine mahsus bir etki uyandırabilmek için tırnaklarını yiyor ama nafile. Hiçbir şey anlayamadığını belli ediyor yığılışı. Torbanın fermuarı bir türlü bağlanamadığı için cesedine dokunulmamasına karar verilip üç bitkinin dibinden ayrılınıyor. Uzaktan ufak bir çocuğun yırtınarak ağlama sesi geliyor. Bir an dirilecek oluyor. “Keşke ölmesem de şu ufak çocukta oturarak dondurma yesem. Hem belki ağlaması bağlanır.” Dileği kabul görmemiş olacak ki, dirilmiyor.

Kaç dakika oldu?

Ceset yitmiş. Kimsecikler yok.

Halid Metin

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın