Hakan Göksel, Adiyef

Hakan Göksel, Adiyef

 

Kıymetli sevgilim sekizinci Adiyef,

Yan odadaki şiltelerin ucuna iliştirdiğim yalnızlık var ya, hatırlarsın hani kostüm provalarına eşlik eden askılardan kalma, şimdi uzun uzun bakıyorum ona bir senlik kalmış mı, diye.

Hırslarına alet oldular diye kul kitaplarınca aşağılanan Yunan tanrıları gibi terk edilmiş, hiç yokluğundan bir sen çıkıyor karşıma.

Hangi aralık düşünsem, soluk bir hüzün alıyorum.

Köylülüğüm tutuyor Fransız ihtilallerinde canileşiyorum, aristokrat yalanların içimdeki Fransız‘ı daha bir romantikleştiriyor.

Ölsün istiyorum silahlara veda ederken Frederic Henry ve Batherine Barkley, hem savaştan hem de aşktan ölsün…

Duygusuz ve soğuk İngilizlere romantik yakıştırmalar ancak bir yalanı büyütebilir Adiyef, aşkı büyütense gitmendir.

Bilirsin sevgili Adiyef aşk icat olmasa ötekileşmezdi sevgililer. Ve sen Adiyef öteki kadın, ne kalman kalmaydı ne de gitmen…

Biliyor musun Adiyef en çok neyini severdim diye düşünüyorum bugünlerde.

Soruyorum kendi kendime bir kadın neresinden ve en çok kaç kez sevilir diye.

Şimdi anlıyorum Adiyef, sen gidişi ihanetiyle sevilen kadınlardansın…

Çünkü Adiyef St. Petersburg’a bombalar yağarken, fahişeler vatanlarını bedeniyle sevmemişlerdi. Ruhları, hayalleri kadar bakir bir aşk yaşattılar içlerinde!

Hayalleri kirlenmiş olanlar sevemez, Adiyef!

Mesela sen sevemezsin.

Hiç bilmeyeceksin neden ayrılıklar ölümden öncedir? Bir boşluğun yeri neden yenisi ile dolmaz? Madam de Mortsauf aşktan mı yoksa ihanetten mi asılmalıdır? Bunları hiç bilemeyeceksin.

Biliyor musun bazen Tanrıyla seni konuşuyoruz Adiyef. Sanırım O da dinlemekten sıkılıyor belki de diyecek bulamıyor.

Nedense susuyor, konu sen olunca susuyor. Hiç bahsetmedi yaptıklarından belki O da hazmedemiyor.

Tahmin edersin sıkı fıkıyız bu aralar ama mucize istemeye yüzüm yok! Neden biliyor musun Adiyef hikâyeler kirlenmemişse, dile düşmemişse güzeldir! Aşklar da öyle ve mucizeler hissedebilenler için vardır. Çünkü iyiler için yaratılır.

Gömleğimin düğmeleri gittiğinden beri kavuşmalarını ertelediler Adiyef… İki yakamın bir araya gelmemesinde benim kadar neden gömlekleri de sorumlu tutmadığına, kirlenmelerin yakadan önce kollardan başlamamasına hayret ediyorum. Ütü izlerinin yalnızlarda çift olmasının bir anlamı var mıdır sence Adiyef?

Şimdi ne yaptığımın, nerede olduğumun, rihter ölçeğine göre kaç şiddetinde sevdiğimin, Şanzalize sokaklarına kaç damla yağmur yağdığının, genelev kadınlarının sevişmeden ne kadar nefret ettiğinin bir önemi yok… Bu mektubun da yok, postacıların, posta teşkilatının, adreslerin de canı cehenneme… Aslına bakarsan senin de yok Adiyef!

Bu mektubu yazıyorum çünkü senden severek ne kadar nefret ettiğimi ben de bilmek istiyorum.

 

Hakan Göksel

İZDİHAM

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: