Güven Adıgüzel, Toz bulutları arasından kuşlar havalanır

Çığlıklarını kalbine gömenlerin ülkesinde hep aynı şarkılar söylenir

Azezli kuşların yürekleri son hızla çarpıyorken, evet bu böyledir.

Taze barut kokuları arasından kuşlar havalanır

O kuşların kanatlarından yükselen bir ömrün en şiddetli yasına

Zamanı dondursak, kendimizi unutsak, elimizi uzatsak bile; öyle uzak

Öyle uzak ki, belki ona hiç dokunamayacak olmak!

Kan umut, dört duvar, toz duman

Elimizi uzatsak, bir utanç duvarı gibi orada, orada; dimdik ve çaresiz

Ve bakmak artık imkânsızdır

Kendi kıyametlerinden gayri göreceği bir şey kalmamış çocukların gözlerine

Yani yıkılmış mabetlerin, evlerin, sokakların ve hayallerin ortasından geçerken

Yani bir şehri gözlerinden zulme çivileyenlerin insafına dişlerimizi sıkarken

Kanat çırpmamaktır en fazla bu da,

yıkılan bir merhametin çürümüş son vaazına

Bir tankın namlusu dayanır sonra bir çocuğun alnına

Sarı tokası, çatılmış kaşları ve ıslanmış yanaklarıyla bir başına

Her şey paramparça, üzgünlüğümüz, şarkılarımız, merhametimiz, şehirlerimiz.

Bir tankın namlusu dayanır sonra bir çocuğun alnına

Sarı tokasından bir kuş havalanır ansızın mavi gökyüzüne.

 

Güven Adıgüzel

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın