Güven Adıgüzel, Hoşçakal Ciguli

Müzik hayatına 1-0 önde başlamasını sağlayacak kadar karizmatik bir ismi vardı aslında; Tolstoy romanlarından fırlayıp gelmiş bir kahramanı andırır gibiydi gerçek adı: Angel Jordanov Kapsov. Haklıydı, Bulgaristan’da ‘kimlik’ sancıları vardı ve VAZ-2101 model sedan arabaların halk arasında bilinen adını, Ciguli’yi (Ahmed Ciguli) tercih etti.

Yollarda uçarak giden ciguliler gibi o da çok hızlı ve yılan gibi kıvrılarak çalıyordu Akordeonunu. Körüklü ekmek teknesi üzerinde parmaklarıyla dans ediyordu adeta. Enstrümanına hâkim, iyi bir müzisyendi, bunu göstermek için hiç unutamadığı ülkesine geldi, çok çileler çekti, aç kaldı, 6 önemli albüm yaptı yine de.

Enteller onu pek sevmedi ama, o dönem balkanlardan gelen müzisyenleri ayakta alkışlama modası başlamış olsa da, Ciguli’ye kayıtsız kaldı herkes nedense. Onun yaptığı müziğin ruhuna ‘dikkat’ edecek kadar hakkaniyet kimsede yoktu. Hatta, açık bir biçimde; bayağı, avam, sulu ve kalitesiz buldular Ciguli’nin yaptığı müziği. Balkan fırtınası tüm hızıyla esse de; ilginç kıyafetli, kısa boylu, farklı bir ses rengine sahip, eğlenceli şarkılar yapan fötr şapkalı bu güzel adam’ı keşfetmek istemedi kimse.

İsmi, fiziksel görüntüsü ve doğallığı, yani ‘imajı’ engel olmuştu bu duruma. Gerçi kaliteli kumaştan anlayanlar da hiç yok değildi. Mesela, romanların ilk pop yıldızı sayılan Ciguli’nin,“Ciguli Forte” isimli albümü, müziğin nabzını tutan dönemin kült dergisi Roll’ün değerlendirmesinde “99’un en önemli ikinci albümü” seçilmişti ve müzikle de ilgilenen karikatürün usta ismi Oğuz Aral şunları söylemişti Ciguli için;

‘’İşte müzik bu, ne sağlam bir sestir bu böyle. Adamın gırtlağının şakası makası yok. Bu gırtlağın konservatuarda falan ders yapılması lâzım… Şu müzikten bir tane hata bulamazsın. Ne kadar sade, düzgün bir ritmi var…” Sezen Cumhur Önal’ın ‘’Genç popçulara bir tokattır, Ciguli bize üç numara büyük’’ ve ayrıca Orhan Gencebay’ın ‘’Ciguli çok iyi, çok özgün bir müzisyendir’’ sözleri de kayıtlara geçecekti.

Akordeon virtüözü Ciguli, kıvrak nağmeleri, ilginç ses rengi, besteleri ve muhteşem gırtlağıyla balkan tavrını en özgün biçimde yansıtan oldukça kıymetli bir mücevherdi. Entellerin düğün çalgıcısı zannettikleri bu güzel adam, Roll dergisine kapak olduğunda da, Ciguli Forte ile klâsını-müzik zekâsını ortaya koyduğunda da, 2010 yılında Dünyanın En İyi 100 Caz Kulübü’nden biri olan Babylon’da sahneye çıktığında da, meselenin ne olduğunu anlayamayanların tahmin edemeyeceği kadar büyük ve kıymetli bir iş yapıyordu aslında.

Çocuklar da çok sevdi onu, işleri pek yaver gitmedi, değeri bilinmedi.

31 Ekim 2014 tarihinde Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki bir hastanede hayata gözlerini yuman usta bir müzisyeni saygı ve rahmetle anmak boynumuzun borcu olsun. Can Yücel’in ‘sanat sevici’leri dizesiyle birlikte elbette.

Hoşçakal Ciguli!

İade-i itibarın burda kalsın.

Hasköylü güzel yüzlü yoldaşımız bizim!

 

 

Güven Adıgüzel

İZDİHAM

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın