Gamze Beşenk, Doğulu Bir Hollywood Filmi

Günün birinde iki kişinin gelip size bir torba dolusu para verdiğini düşünün, tepkiniz ne olurdu? Torbayı hemen alır ardınıza bakmadan gider miydiniz, yoksa bu durumu sorgulayıp kendi alın teriniz olmadığı için geri mi verirdiniz?

Peki ya bir bagaj dolusu parayı koşulsuz bir şekilde muhtaç kişilere dağıtır mıydınız?

Bu soruların cevabını öğrenmek isterseniz Sade İkram’ı izlemelisiniz.

Ütopik ve sıradışı konusuyla ilginç bir film olan Sade İkram, Kave ve Leyla adında iki kişinin dağlık bir savaş bölgesine gidip içi para dolu naylon torbaları ihtiyaç sahiplerine dağıtmasını anlatıyor. Tabi bu dağıtım sırasında Kave ve Leyla’nın bu insanlarla kurduğu diyalogları, onlara karşı olan tavırları ve aldıkları tepkileri de beraberinde veriyor.

Filmin yönetmen koltuğunda Farhadi’nin Derbare-i Elly adlı filminden âşina olduğumuz Mani Haghighi oturuyor ve başrolünü de Taraneh Alidosti ile beraber paylaşıyorlar. Derbare-i Elly’de biraz pasif kalan Alidosti, burada Haghighi ile paslaşarak oyunculuğunu konuşturuyor.

Yönetmen, filmde farklı çekim teknikleri kullanarak ve geleneksel İran sineması ile Hollywood tarzını bir arada harmanlayarak ortaya farklı bir film çıkarmayı başarıyor. Örneğin; Leyla’nın elinde tuttuğu silahın gösterildiği ve buna benzer bir kaç sahne daha çekim olarak fotoğrafsal ögeler sunuyor. Haghighi bu sahneleri film için anlamı olan nesneler (silah, başörtüsü gibi) üzerinden veriyor.

Film, başlangıç sahnesinden itibaren bize alışılmışın dışında bir İran filmi izleyeceğimizi haber veriyor. Film Bakara suresinin bir ayeti ile başlıyor ve bu ayetten hareketle ilerliyor. Filmin akışı sırasında Kave ve Leyla’nın parayı dağıttığı kişilerle her kurduğu münasebette bu ayet akla geliyor:

“Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın.”

Filmde aksayan ve durağanlığa uğrayan sahne yok, aksine filmin akışında hep bir dinamizm mevcut ve seyircinin dikkati hep diri tutuluyor. Dağlık bölgede parayı verecek kişiyi ararken arabada Leyla ve Kave’nin aralarında yaptıkları dikkate değer konuşmalarla geçişler güzel bir şekilde dolduruluyor. Bunun yanı sıra ikili sadece parayı verip yola devam etmiyor, bu insanlarla ilginç münasebetlerde bulunarak belli bir olay örgüsüne sahip olmayan filmin bir çerçeve hikâyesi oluşuyor.

Bu çerçeve hikayeleri de Kave’nin hep kendi kendine bir mahkeme kurup insanları yargılaması, yardımı kimin hakedip kimin haketmediğine karar vermesi ve ikisinin parayı dağıtmak için çok rahat bir şekilde uydurdukları yalanlar, parayı kabul etmeyenlerin tepkileri ve bunun karşısında Kave ile Leyla’nın bu kişilere ahmak gözüyle bakması gibi olgular dolduruyor.

Filmde dikkati çeken unsurlardan bir tanesi de Leyla’nın giyim tarzı oluyor. İran filmlerinde bayan oyuncularda görmeye alışık olduğumuz şal, tunik veya çarşaftan farklı olarak, Leyla burada gri beresiyle ve paltosuyla yer alıyor. Ayrıca Leyla, filmdeki tek bayan oyuncu olarak yer alıyor. Bu durumda düşünecek olursak, senaryoya o yöreden başka bir bayan karakter dahil edilseydi, onun giyimi alışılmış geleneksel tarzda olması gerekirdi. Bekçinin evindeki bayanın da gösterilmemesi de bu tezi doğruluyor. Ayrıca Leyla’nın, tuvaletin orada kendisini giyiminden dolayı eleştiren kişinin ona verdiği pembe yazmayı daha sonra sakat katırın ayağına bağlaması da buna dahil edilebilir.

Başka bir açıdan bakacak olursak da yönetmen belki de hiç bayan oyuncusu olmayan filmde Alidosti’yi erkek formatında göstermek istemiş olabilir ya da Hollywood tarzı bir film olduğu için bayan karakterini de formata uydurmaya çalışmış olabilir.

Bu paraların nereden geldiği, dağıtmak için neden bir dağlık bölgenin seçildiği, Kave ve Leyla’nın neden bu görevi üstlendikleri, aralarındaki ilişkinin ne olduğu (karı-koca, kardeş, arkadaş vs.) gibi merak unsurlarıyla film, seyirciyi sürüklüyerek kendini sonuna dek izlettiriyor. Final ise karakterlerin değil ama seyircinin mutlu sonu oluyor.

Sade İkram farklı bir İran filmi görmek için güzel bir seçim. İran sineması severler bu filmi listelerine mutlaka almalı. İyi seyirler…

Künye:

Filmin adı: Sade İkram (The Modest Reception)

Tür: Dram, komedi

Yapım yılı: 2012-İran

Yönetmen: Mani Haghighi

Oyuncular: Taraneh Alidosti, Mani Haghighi, Saber Abbar, Nader Fallah

 

Gamze Beşenk

İZDİHAM

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: