Furkan Çalışkan, Türk Gecesi

Tuncay Kara’ya

 

Ve atlılar, katırlarından indiler

Beyaz cellabiyeler ve işte geliyorsun

Gençliğini bu etnoğrafyada terk ettin

Birden korkup, boş odalarda etrafına bakıyorsun

Oğullarının yoksulluğuna ağlayan anneler ve

Sorguda ilk çözülenlerin çatlamış sesi

Böylece gizli şeylerin gölgesi dağlara çekiliyor

Göz göze geliyoruz ameliyathanedeki cerrahlar gibi

Alnımızda bir deniz kuruyor, anlaşıyoruz yeniden

İnceden açılıyor zamanın derisi

Sen erdel, ben eflak; böyle demiştik

Bond çantalara sığmıyor artık bu Türk Gecesi.

 

Çünkü Türkiye, bir rüyanın ayrıntılarıdır

Unuttuğun bir şeyi geri almak için koştuğun o fazladan

O gücenmiş ve dalgın anlar

Sava’nın dibinde kahraman bir düşman olarak yatan

Dedenin ismini taşıyorsun ve dedesinin ismini taşıyacak

Türkiye; kulağına her gün felaketler okunan.

 

Bir sufi kılıç kuşanıyor ( Abdullah Biraderler, 1877)

Bütün Rusya’lar o gün kapalı

Ellerin, kalbimin en dar yerine inşa ediliyor

Aklın son inisiyatifi geçiyor önce

Sonra ağırlıklar, vecd ve korku

Köprübaşında kargaşa var! Gelecek saldırıyor yine

Gözlerimiz ve kulaklarımız halkla dolu

Mukavemet… sofraya koyduğumuz ilk kelime.

 

-Aynı anda başka bir yerde-

 

Fethi bey ahenkli sesiyle her şeyi yoluna koyacak

Başka bir plandan bahsediyordu: İnşallah

Oysa her sabah pejo marka gardiyanını beklerken

Oğlunun spor ayakkabısını giyen babanın

Bir sonraki hamlesini tahmin eden hayat

Tebaasına çılgınca adetler getirmişti.

 

Borç benim, Taht Tatarındır

İstediğin gibi olmamıştır ve izinde sakal bırakılır

Sonra oturup kesin sonuçları düşünürsün

İmkânsız için bir aşı olsa, yerini yadırgayanlar için

Mesela Hint’te ihtilal için, nasılsa aşk uzak Hint yakın

Ne var ki gerçek, kehribarda sıkışan böcekler gibi

Görürsün ama dokunamazsın

Ateşin takip ettiği barut çizgisi

Tıpa tıp bir ülke çizer

Beyaz bayraklar, siyah gölgeler.

 

Furkan Çalışkan

İZDİHAM

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın